<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0"><channel><title>Kalp Sağlığınız</title><description>KalpSağlığınız' ve güncel sağlık sorunları için, kaynaklara dayalı güvenilir bilgilerle sizi buluşturmak için buradayız. Kalbinize iyi bakmanız için...</description><atom:link href="https://www.kalpsagliginiz.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" /><link>https://www.kalpsagliginiz.com/</link><language>tr</language>
				<item>
					<title><![CDATA[İğneden Hapa Geçiş : Kilo Kaybını  Korumada Yeni Bir Yol ]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/igneden-hapa-gecis--kilo-kaybini-korumada-yeni-bir-yol--454</link>
					<category><![CDATA[Güncel]]></category>
					<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:05:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[İğneden Hapa Kilo Koruması .Orforglipron hapı, enjeksiyonla verilen kilonun %75-80'ini koruyabiliyor. Dr. Genco Yucel açıklıyor.
]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Nature Medicine dergisinde yayınlanan ATTAIN-MAINTAIN adlı <b> <a href="https://www.nature.com/articles/s41591-026-04386-7">&ccedil;alışma</a></b> </span></span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">, GLP-1RA şişmanlık iğnesi ile kilo veren hastaların ilacı kesip yerine ağızdan alınan bir GLP-1RA ilacı olan orforglipron başlayıp kilo kaybını koruyabileceğini g&ouml;sterdi.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">&Ccedil;alışmaya, daha &ouml;nce SURMOUNT-5 &ccedil;alışmasında 72 hafta boyunca tirzepatid (Mounjaro,&hellip;) veya semaglutid (Ozempic,&hellip;) enjeksiyonu kullanarak kilo vermiş 376 yetişkin katıldı. Bu hastalar, iğne tedavisi bittikten sonra g&uuml;nde bir kez ağızdan alınan orforglipron veya placebo alacak şekilde ikiye ayrıldı. 1 sene takip edilen hastalardan Mounjaro kullanırken kilo kaybı platoya ulaşan hastalar orfoglipron ile kilo kaybının %75&rsquo;ini korurken bu oran Ozempic alanlarda %79 olarak ger&ccedil;ekleşti. Plasebo alan ilk grup hastada kaybedilen kilonun %49u, ikinci grupta ise %37&rsquo;si korundu. Plasebo alan grupta 6. Ay itibarı ile kaybettikleri kilonun yarısını geri alanlarda araştırmacıların kurtarma tedavisi dediği &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;k doz (1mg) Orfoglipron kullanımı başlandı. Bu kurtarma tedavisi alanlar grupların %65 ini oluşturuyordu. Plasebo grubundaki hastaların %31, %18&rsquo;i 1 yılın sonunda kurtarma tedavisi almamış olarak &ccedil;alışmayı tamamladı. Araştırmacılar &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;k doz kurtarma tedavisinin ilave kilo alımını engellediğini ve hastaların araştırmayı tamamlama motivasyonunu sağlandığını ilave ediyorlar.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Orfoglipron alanlarda kan şeker ve lipid değerlerindeki d&uuml;şmenin, tansiyon değerindeki d&uuml;zelmenin her iki grupta da korunduğu g&ouml;r&uuml;ld&uuml;.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Orfogliporon alanlar iğneden d&uuml;ş&uuml;k doz (12mg) tablete ge&ccedil;tiklerinde %5ten az hastada hafif bulantı , kabızlık g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Hastalar kilo durumlarına g&ouml;re 1. Aydan sonra dozu 24mg, ve 36mg &ccedil;ıkartırlarken yine ciddi yan etki g&ouml;r&uuml;lmedi.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</span></span></span></span></b></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm">&nbsp;</p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">KGLP1-RA grubu şişmanlık iğneleri ile ilgili yanlış bilinen en &ouml;nemli durum bu ila&ccedil;ların kilo verdikten sonra kesilecekleri inanışıdır. Bu ila&ccedil;lar etkilerini g&ouml;sterdikten sonra uzun s&uuml;reli kullanım &ccedil;oğunlukla gerekiyor. Bunu nasıl ayarlamak gerektiği konusu halen tartışılmaktadır. Doz azaltmak daha nadir sıklıkta iğneyi <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/ozempic-ve-mounjaroyu-iki-haftada-bir-almak-kiloyu-hala-korur-mu--436">kullanmak gibi</a></b></span></span></span></span>&nbsp; <span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">se</span></span><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">&ccedil;enekler</span> </span>g&uuml;ndeme gelmektedir. Burada araştırmacılar uzun s&uuml;reli iğne kullanımı yerine GLP1-RA grubu ağızdan alınan bir ilaca ge&ccedil;erek bu sorunu &ccedil;&ouml;z&uuml;p &ccedil;&ouml;zemeyeceklerini araştırmışlar. G&ouml;r&uuml;nen o ki, bu stratejide başarılı olunabileceğini g&ouml;stermişler. 1 sene sonunda hastalar verilen kilolarını %75 oranında korurken veya baska deyişle %25 geri alırken, kan test değerleri tansiyon &ouml;l&ccedil;&uuml;mlerinde başarı stabilite devam etti. 1 sene kalp faydalarının devam edip etmediğini g&ouml;rmek i&ccedil;in erken ama tahminen uzun s&uuml;reli tablet tedavisi ile buna ulaşmanın da m&uuml;mk&uuml;n olacağını tahmin ediyorum.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Kilo verdikten sonra, ilacı kesememenin veya yerine tablet koyarak tedaviye devam etmenin kimi hastalara &ccedil;ekici gelmediğinin farkındayım. Ama, şişmanlığı beraberinde kalp hastalığı gibi bir &ccedil;ok baska sorunu getiren kronik bir hastalık gibi d&uuml;ş&uuml;nmemiz lazım. GLP1-RA grubu ila&ccedil;larla da bu sorunları tedavi etmek, hayatin <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/omur-uzatan-diyet-378">kalitesini arttırmak, hatta hayatı uzatmak</a></b> m&uuml;mk&uuml;nse, uzun s&uuml;reli tedavi benim g&ouml;z&uuml;mde son derece kabul edilebilir bir durumdur. Bu araştırmada yazarların sorguladığı gibi bunu iğnelerle değil de ağızdan alınan tabletlerle yapmak m&uuml;mk&uuml;nse neden olmasın.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Araştırmanın sorgulamadığı ama ilaveten verdiği bir başka bilgi ise ila&ccedil; kesildiğinde %80&rsquo;e varan oranda kişi kiloların %50sini veya daha fazlasını 1 yıl i&ccedil;inde geri alıyor. Bu da bildiğimiz gibi uzun s&uuml;reli tedavi gerekliliğinin altını &ccedil;izen durum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ila&ccedil; kesildiğinde kilolar geri <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/kilo-geri-gelince-kalp-riskleriniz-de-geri-geliyor-444">geliyor</a></b> &nbsp;ve faydalar ortadan kalkıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#222222">Sonu&ccedil;ta GLP1-RA tedavisi uzun s&uuml;reli devam edilmesi gereken bir tedavi, uzun s&uuml;re iğne tedavisi yapmak istemeyenler i&ccedil;in, ağızdan alınan tablet bir se&ccedil;enek olabilir.</span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/igneden-hapa-gecis--kilo-kaybini-korumada-yeni-bir-yol--454</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/79876891923a1b441113e41de751d08b_-_pexels-medications-1853400_jpg.jpg" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Uyku Apnesi İçin Maske Yerine Hap mı Geliyor?]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/uyku-apnesi-icin-maske-yerine-hap-mi-geliyor-453</link>
					<category><![CDATA[KALP DIŞI HASTALIKLAR]]></category>
					<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:43:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Uyku Apnesi için Hap mı ? Faz 3 çalışmalarda AD109 hapı, uyku apnesinde nefes durmalarını  ortalama %55,6 azalttı. Dr. Genco Yücel açıklıyor.
]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><font color="#1a1a1a">American Journal of Respiratory Cell and Molecular Biology dergisinde yayınlanan bir </font><b style=""><a href="https://academic.oup.com/ajrcmb/advance-article/doi/10.1093/ajrcmb/aanag089/8680222" style="color: rgb(26, 26, 26);">yazıya</a><font color="#888888">&nbsp;</font></b></span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">g&ouml;re</span><span style="color:#1a1a1a">, ağızdan alınan deneysel bir ila&ccedil; olan AD109 ile obstr&uuml;ktif uyku apnesinde belirgin d&uuml;zelme g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. </span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">AD109( atomoksetin) ile aroksibutinin isimli iki ilacın kombinasyonundan oluşuyor ve uyku sırasinda gevşeyen &uuml;st solunum yolu kaslarının tonusunu arttırarak fazla gevşemesini engelliyor. </span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Toplamda yaklaşık 1300 hastanın ele alındığı iki farklı &ccedil;alışmaya g&ouml;re AD109 kullanan hastalarda apne-hipopne indeksinde (AHI) yani nefes durmasında plaseboya gore anlamlı azalma g&ouml;zlendi. Tedaviyi d&uuml;zenli kullanan hastalarda AHI, başlangıca g&ouml;re ortalama %55,6 azaldı.İlaveten kan oksijen d&uuml;zeyindeki d&uuml;ş&uuml;şte de belirgin iyileşme oldu. Hastaların g&uuml;nd&uuml;z uykululuk ve yorgunluk skorları da belirgin iyileşti.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">AD109 kullanan hastaların %21,3&#39;u uykusuzluk, idrar yapmada zorluk ve bulantı gibi yan etkiler nedeniyle tedaviyi bıraktı. Bu oran placebo alanlarda %3.1idi. </span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</span></span></span></span></b></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Uyku apnesi, uyku sırasında &uuml;st solunum yolu kaslarının gevşemesi sonucu hava yolunun &ouml;zellikle nefes verirken tekrar tekrar tıkanmasıyla oluşuyor. Kalp damar hastalığı riskini belirgin arttırabilen bir sorun. D&uuml;nya genelinde yaklaşık 1 milyar kişiyi etkileyen bu durumun g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde standart tedavisi CPAP maskedir. Bu maske uyurken takılıyor ve kişiye uyku esnasında basın&ccedil;lı hava vererek solunum yolunun tıkanmasını &ouml;nlemeyi, ve bu şekilde nefesin durmasını tedavi etmeyi sağlıyor. Bu tedavi ile ama&ccedil;lanan uyku apnesini giderip, yorgunluk uykululuk halini d&uuml;zeltirken, kalp damar hastalığı riskini de azaltan bir tedavi. O y&uuml;zden biz kardiyologlar i&ccedil;in uyku apnesi, maske tedavisi ile halledilmesi &ouml;nemlidir.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">CPAP maske uyku apnesi tedavisinde son derece başarılı bir yaklaşım, ancak uyurken maske takmak ve maskeden dolayı sabit bir pozisyonda uyumak &ccedil;oğu kişi i&ccedil;in kolay değil. Ayrıca konu &ccedil;oğu CPAP cihazında maske ile bitmiyor. Maskenin basın&ccedil;lı havayı getiren plastik boruları ve borunun bağlandığı basıncı jenere eden sistemleri d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde her yolculukta bunları taşımak gerekliliği de konuyu zorlaştıran bir başka detaydır. Ayrıca cihaz g&uuml;r&uuml;lt&uuml;l&uuml; bir system olduğu i&ccedil;in eşleri rahatsız edebiliyor. G&uuml;r&uuml;lt&uuml;den rahatsız olan eşler başka odada uyumaya başlayabiliyorlar. Yani sistem uyku apnesini tedavi etse de bir&ccedil;ok zorlukları beraberinde getiriyor.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Ağızdan alınan, etkili bir ila&ccedil; se&ccedil;eneği ger&ccedil;ekten b&uuml;y&uuml;k bir boşluğu doldurabilir. Bu ilacın etkili olmakla beraber %20 civarında kullanılamamasına dikkatinizi &ccedil;ekmek isterim. Yine de maskeyi kullanamayanlar i&ccedil;in iyi bir se&ccedil;enek olacağına deneysel olan bu tedavinin zamanla daha da geliştirileceğine eminim. </span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/uyku-apnesi-icin-maske-yerine-hap-mi-geliyor-453</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/9b15d58d6b60cf5eab0161d03f6cefcb_-_uyku_apnesi_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[GLP-1 İlaçları Pankreatit Riskini Arttırıyor mu? ]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/glp1-ilaclari-pankreatit-riskini-arttiriyor-mu--452</link>
					<category><![CDATA[KALP DIŞI HASTALIKLAR]]></category>
					<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 12:25:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[GLP-1 ve Pankreatit Riski 
Yeni çalışma: GLP-1 ilaçları pankreatit riskini sulfonilurelere kıyasla arttırmıyor. Dr. Genco Yücel açıklıyor.
]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Şişmanlık igneleri diye tanımladığım GLP1RA ila&ccedil;ların en &ouml;nemli <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/omur-uzatan-diyet-378">yan etkilerinden</a></b>&nbsp; biri olan pankreas iltihabı diye tanımlayabileceğim pankreatit yapma potansiyellerini araştıran bir &ccedil;alışma prestijli bir dergide <b><a href="https://bmjmedicine.bmj.com/content/5/1/e002183">yayınlandı<span style="font-weight:normal">.</span></a></b></span></span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#888888">&nbsp;</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Araştırmacılar GLP-1 RA ila&ccedil;ları ile sık kullanılan nispeten eski bir diyabet ilacı olan sulfonilure kullanımı &uuml;zerinden bunu sorgulamışlar. GLP-1 RA tedavisine yeni başlayan hastalarla, sulfonilure tedavisine yeni başlayan hastaları &quot;hedef bir randomize &ccedil;alışmayı taklit eden&quot; istatistiksel bir y&ouml;ntemle karşılaştırıp, 1 yıl boyunca t&uuml;m nedenlere bağlı ve nedenine g&ouml;re sınıflandırılmış (alkole bağlı, ilaca bağlı, y&uuml;ksek trigliserid d&uuml;zeyine bağlı vb.) pankreatit vakalarını izlemişler.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Genel sonu&ccedil;, GLP-1 RA kullanımına başlayanlar ile sulfonilure kullanımına başlayanlar arasında 1 yıl sonunda t&uuml;m pankreatit vakaları a&ccedil;ısından anlamlı bir fark bulunmamış. Ancak bu genel &quot;fark yok&quot; sonucunun arkasında, birbirini dengeleyen iki ayrı eğilim vardı: GLP-1 RA kullanımının ilk d&ouml;neminde &quot;ilaca baglı&quot; pankreatit ş&uuml;phesi biraz artarken, daha sonraki d&ouml;nemde alkole bağlı ve y&uuml;ksek trigliseride bağlı pankreatit vakalarında azalma g&ouml;zlenmiş. Araştırmacılara g&ouml;re arada anlamlı fark olmamasının arkasından bu etki mevcut.. </span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">GLP1RA kullanan 100.000 hastada yılda 23.5 daha fazla ilaca bağlı pankreatit g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş. Bunların yarısı kadarı ilk 3-4 ayda g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş. İlk 6 aydan sonra diğer nedenlerden pankreatit oranında azalma 100.000de 25 civarında kalmış.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</span></span></span></span></b></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Bir ilacın etkisi pozitif olduğunda yan etki yapıp yapmadığı &ccedil;ok &ouml;nem kazanıyor. GLP1RA ila&ccedil;lar da tıbbi olarak &ccedil;ok başarılı sonu&ccedil;lara sahipler. Kilo verdirmede, Şeker hastalığı , tansiyon y&uuml;ksekliği, kalp hastalığı kontrol&uuml;nde, uyku apnesi; dizde artrit, alkol bağımlılığı hatta kanser t&uuml;rlerinin tedavisinde rol&uuml; olan bu ila&ccedil;larin korktuğumuz yan etkilerinden biri olan pankreatit sorununun 100.000 de 23 gibi korkulacak oranda olmaması &ccedil;ok değerli.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bu sonu&ccedil;la, bu ila&ccedil;ları yazarken biraz daha g&uuml;venle yazmamızı veya kullanmamızı sağlayacaklar. Yine de, ila&ccedil;la pankreatit oranının arttığını ancak diğer sorunları tedavi ettiği i&ccedil;in toplamda d&uuml;ş&uuml;k kaldığını eklemeliyim. Yani pankreatit a&ccedil;ısından takiplere devam etmekde fayda var.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm">&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/glp1-ilaclari-pankreatit-riskini-arttiriyor-mu--452</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/95fbe1438650331f86ed09aa80d46551_-_GLP1_RA_pankreastit_RESIM_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[80 haftada 30 kilo! Yeni GLP1RA daha da iyi görünüyor]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/80-haftada-30-kilo-yeni-glp1ra-daha-da-iyi-gorunuyor-451</link>
					<category><![CDATA[Güncel]]></category><category><![CDATA[KALP DIŞI HASTALIKLAR]]></category>
					<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 13:22:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Retatrutide GLP-1 İğnesi 80 haftada ortalama %28 kilo kaybı  ve kan şekeri kontrolü. Retatrutide GLP-1 ilaçların yeni nesli mi? Dr. Genco Yücel açıklıyor. 
]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Retatrutide en son g&uuml;ndeme gelen şişmanlik iğnesi, GLP1 RA agonist ila&ccedil;la ilgili yeni veriler arka arkaya gelmeye devam ediyor. Son <b><a href="https://www.thelancet.com/journals/lancet/article/PIIS0140-6736(26)00967-0/abstract?dgcid=raven_jbs_etoc_email">yayınlanan</a> </b>&ccedil;alışmada hastalar 1 sene i&ccedil;inde ciddi kilo kaybettiler, ve kan şeker kontrol&uuml; bir hayli d&uuml;zeldi.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">930 Diabet hastası diyet ve egzersiz yapmasına rağmen kan şeker kontrol&uuml; k&ouml;t&uuml; ve kilosu fazla olan hastada farklı dozlarda retatrutide placebo ile karşılaştırıldı. En y&uuml;ksek doz retatrutide (12mg haftada 1) 40 hafta kullanım sonrasında plaseboya g&ouml;re %15 daha fazla kilo verdirmeyi başardı. </span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bildirilen bir diğer <b><a href="https://clinicaltrials.gov/study/NCT05929066">&ccedil;alışmada da</a></b><b>&nbsp;</b>ciddi kilo kaybına yol a&ccedil;tığı gibi, osteoartrite bağlı diz ağrılarını ve uyku apnesinde de d&uuml;zelmelere yol a&ccedil;tı.<b> </b>TRIUMPH 1<b> </b>olarak isimlendirilen bu ikinci &ccedil;alışmada 80 haftalık tedavi sonrası kilo kaybı oranı ortalama %28 veya yaklaşık 30 kilo oldu.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Her iki &ccedil;alışmada kalp damar hastalığı risk fakt&ouml;rlerinde de d&uuml;zelmeler g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Tansiyon, kolesterol y&uuml;ksekliklerinde belirgin d&uuml;şmeler oldu. Her iki &ccedil;alışmada da en sık g&ouml;r&uuml;len yan etki, hemen b&uuml;t&uuml;n GLP1RA ila&ccedil;larda olduğu gibi bulantı, kusma gibi durumlardı. Hastalarda %25 ile %40 arasında g&ouml;r&uuml;len bu yan etkiler y&uuml;z&uuml;nden %2-5 hasta ilacı kesmek zorunda kaldı. İlaveten idrar yolu enfeksiyonu da bu ila&ccedil;la g&ouml;r&uuml;len bir yan etki idi.</span></span></span></p>

<p><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</span></span></span></b></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Retatrutide bug&uuml;ne kadar piyasaya &ccedil;ıkan GLP1RA şişmanlık iğnelerinden farklı olarak &uuml;&ccedil; katmanlı etkiye sahip. Hen&uuml;z araştırma aşamasında ve tahminim seneye piyasaya &ccedil;ıkma izni alacak. G&ouml;r&uuml;nen o ki; kilosu y&uuml;ksek olan ve diyabet hastalığı olup şeker kontrol&uuml;nde zorlananlarda ilave bir &ccedil;are olacak.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Tahminim bu ila&ccedil; son olmayacak ve ardından farklı kimyasallar da piyasaya &ccedil;ıkacaklar. Bu ila&ccedil;ların başarısı tartışılmaz. Kilo kaybı, Diyabet hastalığı kontrol&uuml; bir yana bir &ccedil;ok başka hastalık a&ccedil;ısından da &ccedil;ok pozitif <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/omru-uzatan-ilk-ilaclar-398">sonu&ccedil;ları var.</a></b>&nbsp; Hayatı uzatma ve bunu kaliteyi arttırarak yapma potansiyeline sahipler. &Ouml;rneğin araştırmalar artan oranda kanser tedavisine katkılarını g&ouml;steriyor. Bunları bir başka yazıda ele alacağım. </span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bence artık bunların başarıları sonrası tedavinin nereye kadar devamı, ne kadar kilo kaybının yeterli olacağı , hatta ne hızda bunun yapılmasının iyi olacağını sormanın vakti geldi. Ben bu ila&ccedil;ların iyiliği sorusunu net olarak cevapladığımızı , yan etki profillerinin d&uuml;ş&uuml;k olduğunu g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z&uuml; , sıranın kullanımı nasıl d&uuml;zenleyeceğimizi sorma vaktinin geldiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/80-haftada-30-kilo-yeni-glp1ra-daha-da-iyi-gorunuyor-451</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/18ac8b687e693a1f3b2267ca68375057_-_oleg_mit-woman-5372717_jpg.jpg" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Tek Dozluk Enjeksiyonla Ömür Boyu Düşük Kolesterol mü?]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/tek-dozluk-enjeksiyonla-omur-boyu-dusuk-kolesterol-mu-450</link>
					<category><![CDATA[Gelecek/ YAPAY ZEKA]]></category><category><![CDATA[Güncel]]></category>
					<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 13:25:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Gen Düzenlemeyle Tek Dozda Kolesterol 
Tek enjeksiyonla PCSK9 genini susturan VERVE-102, LDL kolesterolü %62'ye kadar düşürdü. Dr. Genco Yücel açıklıyor. 
]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">&Ouml;nemli bir dergide yayınlanan yeni bir <b><a href="https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa2601283">&ccedil;alışmada</a> </b></span></span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">,tek bir enjeksiyonla LDL kolesterol seviyesi anlamlı seviyede d&uuml;ş&uuml;r&uuml;ld&uuml;.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">35 kişinin alındığı &ccedil;alışmada VERVE 102 denilen ila&ccedil; uygulandıktan sonra kişiler 28 g&uuml;n takiplerinde &ouml;nemli bir sorun g&ouml;r&uuml;lmezken, 1 yıl kadar takip edilen 15 kişide de LDL kolesterol d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n aynı seviyede devam ettiği g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. </span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">&Ccedil;alışmada artan dozlarda VERVE-102 verilen katılımcılarda PCSK9 d&uuml;zeyi %51 ile %88 arasında, LDL kolesterol ise doza bağlı olarak %9 ile %62 arasında azaldı en y&uuml;ksek dozda LDL kolesterolde ortalama 78 mg/dL&#39;lik bir d&uuml;ş&uuml;ş sağlandı. </span></span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Yazarlar tek doz VERVE 102nin artan dozla paralel olarak LDL seviyelerinde değişmeyen d&uuml;şme g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; sonucuna vardılar.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">VERVE 102 kalp a&ccedil;ısından koruyucu PCSK9 genetik varyantını taklit etmek &uuml;zerine geliştirilmiş bir ila&ccedil;. MRNAnın kodladığı bir protein ve kılavuz RNA gibi iki ila&ccedil; maddesinin bir lipid nano par&ccedil;acık i&ccedil;inde karaciğer h&uuml;crelerine ulaşmasını kolaylaştıracak bir sistem olarak geliştirilmiş.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</span></span></span></span></b></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">20 yıl kadar &ouml;nce genetik &ccedil;alışmalar, PCSK9 genindeki farklılıkların hayat boyu &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;k LDL kolesterol seviyelerine ve sonu&ccedil;ta azalan kalp damar problemlerine yol a&ccedil;tığını g&ouml;sterdi. O g&uuml;nden bu yana PCSK9 hedefleyen tedaviler artan coğunlukta gundeme </span></span></span></span><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a"><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/gunumuzde-kolesterol-tedavisi--424">geliyor<span style="font-weight:normal">.</span></a></span></span></span></span></b>&nbsp;</p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">PCSK9, karaciğerde LDL kolesterol resept&ouml;rlerinin yıkımını hızlandıran bir proteindir. Bu genin işlevini doğuştan kaybetmiş kişilerin, doğal olarak d&uuml;ş&uuml;k LDL kolesterole ve daha az kalp-damar hastalığına sahip olduğu uzun zamandır biliniyor. VERVE-102, tek bir enjeksiyonla karaciğerdeki PCSK9 genini kalıcı olarak &quot;susturmayı&quot; hedefliyor . Yani &ouml;m&uuml;r boyu s&uuml;recek bir etki vaat ediyor.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Kalp problemi olsun olmasın kolesterol d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml; , &ccedil;oğunlukla, statin grubu tablet verdiğim hastalarım, <span style="color:black">, bu ilacı yazdığımda bana tepki g&ouml;sterebiliyorlar. Bunun altında </span>ilacın efsanevi şekilde abartılan olası <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/statin-ilaclarinin-yan-etkisi-pek-yoktur-416">yan etkileri</a> </b><span style="color:black">ve herg&uuml;n ila&ccedil; almaya karşı olmaları mevcut. Burada olduğu gibi belki de hayat boyu bir kere yapılacak bir tedavi ile bunu kontrol etmek, kalp damar hastalığını &ccedil;ok genc yaştan itibaren kontrol edebilmek &ccedil;ok etkileyici bir yaklaşım gibi duruyor. Bu da cok yakın zamanda incelediğim bir <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/kolesterolu-dusurmeye-ne-zaman-baslamali---449">&ccedil;alışmada</a></b> </span><span style="color:black">olduğu gibi tedavinin da gen&ccedil; yaşta verilebilmesi olasılığını arttırıyor. </span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">&Ouml;zetle toplumun &ouml;nemli b&ouml;l&uuml;m&uuml;ne gen&ccedil; yaşta verilecek bir enjeksiyonla kalp damar hastalığının k&ouml;k&uuml;n&uuml; kazımak m&uuml;mk&uuml;n olabilir.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:black">Tabii hayallere dalmadan bunun &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir &ccedil;alışma ve sadece 15 kişide 1 senelik kolesterol sonuclarının elimizde olduğunu vurgulayayım. Yani hen&uuml;z &ccedil;ok erken, ama neden olmasın. Neden bu ila&ccedil; kalp damar hastalığının k&ouml;k&uuml;n&uuml; kazıyacak bir tedavinin habercisi olmasın.</span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/tek-dozluk-enjeksiyonla-omur-boyu-dusuk-kolesterol-mu-450</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/4f52b34336a8608b15bc2b51abf8f7a0_-_15_06_haber_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Kolesterolü  Düşürmeye Ne Zaman Başlamalı ? ]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/kolesterolu-dusurmeye-ne-zaman-baslamali---449</link>
					<category><![CDATA[KALP HASTALIKLARI]]></category>
					<pubDate>Fri, 12 Jun 2026 13:05:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Kolesterolü  ne zaman düşürmeye başlamalı ? Kolesterolü erken yaşta düşürmek, aynı  düşüşü  geç başlatmaktan 3 kat daha etkili. Dr. Genco Yücel açıklıyor.
]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p><span lang="EN-US" style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Bir&ccedil;ok farklı &ccedil;alışmayı bir araya getiren bir <b><a href="https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2666667726002308">değerlendirme</a></b> </span></span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">kolesterol y&uuml;ksekliği tedavisine &ccedil;ok yeni bir bakış getiriyor. Kolesterol y&uuml;ksekliği tedavisi kalp krizi riski d&uuml;ş&uuml;k olanlarda riski y&uuml;ksek olanlara g&ouml;re &ccedil;ok daha faydalı g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Yaklaşık 106.000 hastayı i&ccedil;eren benzer kalite ve yapıda 17 &ccedil;alışmada ortalama 63 yaşında hastalar ortalama 4.5 yıl izlenmişler. Calışmaların coğunluğu 12 tanesinde sadece kolesterol d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml; statin grubu ila&ccedil;lar, kalan 5 tanesinde ise farklı ila&ccedil;lar kullanılmış. İla&ccedil; kullanmayanlarla kıyaslandığında riskte azalma LDL d&uuml;ş&uuml;ş&uuml; ile orantılı olarak artıyordu. Risk analizi yapılırken %25 risk azaltmak i&ccedil;in LDL d&uuml;ş&uuml;ş oranları tespit edilmiş. Kalp a&ccedil;ısından riski d&uuml;ş&uuml;k olanlarda aynı oranda LDL d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; ile y&uuml;ksek risk grubundakilere g&ouml;re daha fazla fayda , risk azalması g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş. </span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">%25 risk azalması sağlamak i&ccedil;in yıllık riski %1 olarak hesaplanan d&uuml;ş&uuml;k riskli grupta LDL&rsquo;de 14mg/dl d&uuml;ş&uuml;ş yeterken, yıllık riski %3 olarak hesaplanan y&uuml;ksek riskli grupta LDLnin 100mg/dl &uuml;zerinde d&uuml;şmesi gerektiği bulunmuş. </span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Ortalamaya koroner kalp hastalığı riskinin %50 civarı azaldığı g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş. Vurulduğunda LDL seviyesinde yaklaşık 40 birimlik d&uuml;şme ile </span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Kısıtlılıklar: Bu &ouml;neriler b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de g&ouml;zlemsel ve genetik veriye dayanıyor; &quot;herkes gen&ccedil; yaşta ila&ccedil; başlamalı &quot; anlamına gelmiyor. &Ouml;ncelik hala yasam tarzı değisiklikleri ve ger&ccedil;ekten y&uuml;ksek riskli kişilerin doğru şekilde belirlenmesi.</span></span></span></span></p>

<p><b><span lang="EN-US" style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</span></span></span></span></b></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Kalp damar hastalığının erken yaşlardan basladığını biliyoruz. Ve statin grubu başta olmak &uuml;zere kolesterol d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml; ila&ccedil;larla kalp krizi riskinin azaldığını biliyoruz. Ancak g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde tedaviye başlamadan evvel risk değerlendirmesi yapıp ona gore tedaviye başlamayı &ouml;neriyoruz. Risk y&uuml;ksek ise ila&ccedil; &ouml;neriyoruz. D&uuml;ş&uuml;k ise izlemeye alıyoruz. Kolesterol tedavisini ve nasıl d&uuml;s&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z&uuml; detaylarıyla blog yazımda ele <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/gunumuzde-kolesterol-tedavisi--424">almıştım.</a> </b>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;ş&uuml;ncemiz ne kadar riskli ise o kadar fayda g&ouml;r&uuml;r, risk d&uuml;ş&uuml;kse riski daha fazla d&uuml;ş&uuml;rmek zor olduğundan ila&ccedil; başlanması geciktirilebilirdi. Bu araştırma tersini s&ouml;yl&uuml;yor. Risk d&uuml;ş&uuml;k olsa da daha erken başlamak ve uzun devam etmek daha faydalı olabilir diyor.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Belki de risk y&uuml;ksek olanlarda damarlarda hastalık veya hastalığa g&ouml;t&uuml;ren fakt&ouml;rler daha fazla etki yaratmış bunun sonucunda da faydayı azaltıyor olabilir. Belki oluşan prosesler veya darlıklar tedaviye daha diren&ccedil;li hale geliyorlar. Klasik deyişte olduğu gibi &ldquo;yılanın başını k&uuml;&ccedil;&uuml;kken ezeceksin&rdquo;</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Bu araştırmada kullanılan nispeten eski araştırmalarda risk derecelendirmesinin klasik y&ouml;ntemlerle; yaş, sigara kullanımı , şeker, tansiyon y&uuml;ksekliği ve aile &ouml;yk&uuml;s&uuml; ile yapıldığını vurgulamamda fayda var. Ama <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/gunumuzde-kolesterol-tedavisi--424">blog yazımda da</a></b> altını &ccedil;izdiğim gibi g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde yeni laboratuar tetkikleri, genetik analizler ve BT koroner anjiografi gibi tetkikler ile risk derecelendirmek &ccedil;ok daha farklı yapılabiliyor. Belki de bu yeni g&uuml;ndeme alınan riskler klasik risk derecelendirmesine g&ouml;re daha uygun, daha başarılı olabilirler.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Ben bu araştırmadan şu sonuca ulaştım. Hastalığın ilk işaretleri, riskleri ortaya &ccedil;ıktığında riskler artmadan tedaviye başlamanın faydası &ccedil;ok daha &ouml;nemli g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. &Ccedil;oğu hastamız yaşım gen&ccedil; tedaviye ne gerek var darken, bu araştırma en ufak risk artışı varsa yaşına </span></span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">bakma</span></span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a"> tedaviye başla diyor. </span></span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#444444">Kolesterol bir gecede y&uuml;kselmiyor, damar duvarında yıllar -hatta on yıllar- i&ccedil;inde sessizce etki ediyor.. Bu nedenle &quot;40 yaşıma kadar kolesterol&uuml;me bakmama gerek yok&quot; d&uuml;ş&uuml;ncesi artık ge&ccedil;erliliğini yitiriyor. Kolesterol y&uuml;ksek, en ufak bir risk g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor ise, ila&ccedil; başlamak faydalı.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:16.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Bu arada tersi ge&ccedil;erli olmadığını da vurgulayayım. Yani hastanın risk y&uuml;ksek ise fayda g&ouml;rm&uuml;yor değil. O y&uuml;zden riskli ya da değil sebep varsa kolesterol d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml; tedavi kalp problem riskini d&uuml;ş&uuml;r&uuml;yor. Yaşın gen&ccedil; olması buna engel bir durum değil.</span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/kolesterolu-dusurmeye-ne-zaman-baslamali---449</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/77deed30768234f9e73fdf8239eb3884_-_kolesterol_tedavisi_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Sahildeki Mikro plastikler İnme Riskinizi Arttırıyor.]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/sahildeki-mikro-plastikler-inme-riskinizi-arttiriyor-448</link>
					<category><![CDATA[KALP DIŞI HASTALIKLAR]]></category>
					<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 13:31:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Deniz Mikro plastikleri İnme Riskini %21 Arttırıyor. 709 ABD sahil bölgesi: yüksek deniz mikro plastik yoğunluğunda inme %21, diyabet %17, hipertansiyon %10 daha fazla. Dr. Genco  Yücel açıklıyor.
]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Deniz kenarında yaşamak sağlıklı mı? Genel olarak evet; ama yeni bir <b><a href="https://doi.org/10.1038/s44325-026-00133-6">araştırma</a> </b></span></span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">&ouml;zellikle plastik kirliliği olan ABD&rsquo;nin deniz kenarı b&ouml;lgelerde yaşamanın: inme riskini %20 civarı arttırabiliyor.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Araştırmada ABD iki &ouml;nemli &ccedil;evre ile ilgili devlet kurumu verileri bir araya getirilerek 709 kıyısal n&uuml;fus sayım b&ouml;lgesi analiz edildi. Su &ouml;rneklerinde mikroplastik &ouml;l&ccedil;&uuml;mleri ile b&ouml;lgeler derecelendirildi. Sahile 200 metreden yakın bu b&ouml;lgelerde mikroplastik yoğunluğu ile hastalık oranları karşılaştırıldı; yaş, cinsiyet, ırk, gelir, sigortasızlık ve hava kirliliği gibi 154 değişken istatistiksel olarak kontrol edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Sonu&ccedil;lar en y&uuml;ksek mikroplastik yoğunluğuna sahip b&ouml;lgelerde inme sıklığının %21 daha y&uuml;ksek olduğunu g&ouml;sterdi. İlaveten şeker hastalığı ve hipertansiyon oranının da daha y&uuml;ksek olduğu g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Yapay zeka destekli bu modelde mikroplastikler, inme sıklığının en g&uuml;&ccedil;l&uuml; &ccedil;evresel risk fakt&ouml;rlerinden biri olarak tanımlandı. Y&uuml;ksek mikroplastik yoğunluğunun d&uuml;ş&uuml;k gelir seviyesi ve y&uuml;ksek sağlık sigortası taşımayan n&uuml;fus i&ccedil;eren b&ouml;lgeler olması da dikkat &ccedil;ekti. Hatta sigara kullanım oranı da bu b&ouml;lgelerde y&uuml;ksekti.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</span></span></span></span></b></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#444444">Mikro ve nano plastik par&ccedil;acıkları (MNP) doğada yok olmayan kirlilik unsurları olarak doğanın ekolojik sistemlerine zarar veriyorlar.Mikro plastic 5 mikron, nano plastic ise 1 mikrondan k&uuml;&ccedil;&uuml;k yani g&ouml;zle g&ouml;r&uuml;lemeyen par&ccedil;acıklara deniyor. Mikroplastikler (MNP) artık laboratuvar haberlerinin &ouml;tesinde kalp damar hastalığıyla doğrudan ilişkilendirilen &ccedil;ok &ouml;nemli bir fakt&ouml;rd&uuml;r<b>. </b>Yakın zamanda boyun damarında gelişen darlıklarda da mikroplastik bulunduğunu g&ouml;steren &ccedil;alışmaları <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/damarlarinizdaki-plakta-plastik-parcaciklari-bulundu--ve-kalp-krizi-riskini-artiriyor-439">incelemiştim</a>&nbsp;. </b>Hayvan deneylerinden &ouml;grendiğimiz, tahminen damar h&uuml;cre duvarında bazı inflamatuar veya immune yani bağışıklıkla alakalı sistemleri active ederek bu sonuca sebep oluyorlar.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Bu araştırma nedensellik g&ouml;stermekten &ccedil;ok, bir ilişki varlığına işaret ediyor. Mikroplastikler inme yapıyor demese de b&ouml;lgesel yoğunluğun bir risk i&ccedil;erebileceğini s&ouml;yl&uuml;yor. Bize sebep mikroplastiklerdir demese de, ş&uuml;phemizi arttırıyor. Enteresan olan bu b&ouml;lgelerde yaşayanlarda kalp krizi ve inme i&ccedil;in &ouml;nemli risk faktorleri şeker hastalığı ve tansiyon y&uuml;ksekliğinin de daha fazla g&ouml;r&uuml;lmesi. Belki de inme risk artışının sebebi bu.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#444444">Bu &ccedil;alışmada mikroplastik kirliliğinin daha fazla olduğu sahil yakınında yaşamanın inme riskini arttırabileceğini anlıyoruz. Hepimiz deniz kenarında yaşamayı tercih edebiliriz. Bundan vazge&ccedil;mek pek ger&ccedil;ekci g&ouml;r&uuml;nm&uuml;yor. Ama g&uuml;nl&uuml;k yaşamımızda plastik kullanımını azaltmak; plastik şişe suyu veya i&ccedil;eceklerden vazge&ccedil;ip cam şişe tercih etmek, ambalajlı gıdalara dikkat etmek ve iyi hava filtreli ortamlarda vakit ge&ccedil;irmek riskleri azaltmak i&ccedil;in doğru olabilir. </span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/sahildeki-mikro-plastikler-inme-riskinizi-arttiriyor-448</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/6b65777a338011c6147ab93189b8142c_-_mikroplastik_RESIM_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Kanser Neden Yıllar Sonra Geri Geliyor? Uyuyan Tümör Hücrelerinin Sırrı]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/kanser-neden-yillar-sonra-geri-geliyor-uyuyan-tumor-hucrelerinin-sirri-447</link>
					<category><![CDATA[KALP DIŞI HASTALIKLAR]]></category>
					<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 14:49:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Kanser nüks neden geri geliyor uyuyan hücreler
Kanser Neden Yıllar Sonra Döner? 
Bazı kanser hücreleri uyuyarak yıllarca saklı kalıyor, sonra geri dönüyor. Uyuyan tümör hücrelerinin sırrı. Dr. Genco  Yücel açıklıyor.
]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bazı kanser t&uuml;rleri başarılı tedavinin ardından yıllar, hatta on yıllar sonra neden geri geliyor? Bu sorunun yanıtı, yeni yayınlanan bir <b><a href="https://www.nature.com/articles/d41586-025-04149-3">derleme &ccedil;alışmasıyla</a></b> </span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;daha da netleşiyor: Bunun sebebi uyuyan t&uuml;m&ouml;r h&uuml;creleri.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Araştırmacılar, bazı kanser h&uuml;crelerinin tedavi sırasında tamamen yok olmadığını, bunun yerine &#39;uyuyan&#39; bir hale ge&ccedil;ip v&uuml;cut dokularında sessizce beklediğini g&ouml;steriyor. Bu h&uuml;creler yıllarca herhangi bir belirti vermeden kalabiliyor. Sonra belli koşullarda, &ouml;rneğin; bağışıklık sisteminin zayıflığı, iltihaplanma, metabolik değişiklikler, ile yeniden aktive olup b&uuml;y&uuml;yebiliyorlar.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bu &#39;uyku hali&#39; mekanizmasını anlayan araştırmacılar şimdi yeni bir tedavi stratejisi geliştiriyor: bu h&uuml;creleri uyurken tespit edip yok etmek ya da sonsuza kadar uyku halinde tutmak. Meme, prostat, akciğer gibi farklı kanserlerde farklı uyku hali mekanizmaları tanımlanmış durumda.</span></span></span></p>

<p><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</span></span></span></b></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Hastalarımın bana en &ccedil;ok sorduğu sorulardan biri bu: &#39;Doktorum temiz dedi, ama kanser geri gelir mi?&#39; Maalesef &#39;kesinlikle gelmez&#39; diyemiyoruz. Bu &ccedil;alışma, o belirsizliğin neden var olduğunu a&ccedil;ıklıyor: bazı h&uuml;creler g&ouml;r&uuml;nmez bir durumda saklanabiliyor.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Hen&uuml;z klinik uygulamaya ge&ccedil;miş bir tedavi yok, ancak, bu araştırma alanı kanser n&uuml;ks&uuml;n&uuml;n biyolojisini anlamak i&ccedil;in kritik &ouml;neme sahip. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yıllarda erken teşhis ve n&uuml;ks &ouml;nleyici tedavilerde bu bulguların yansımalarını g&ouml;rmeyi bekliyoruz.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Eğer uyuyan h&uuml;creleri tespit edip &ouml;nleyebilirsek, kanser tedavisi tarihinde bir d&ouml;n&uuml;m noktası olur. Hen&uuml;z orada değiliz; ama bu konuda yola &ccedil;ıkmış bulunuyoruz. Umarım en kısa s&uuml;rede yolun sonuna geldiğimiz haberini de burada sizlerle paylaşırım.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/kanser-neden-yillar-sonra-geri-geliyor-uyuyan-tumor-hucrelerinin-sirri-447</guid>
					
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Şeker İlacı  Kalpten Ölümü  Ciddi Azaltıyor]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/seker-ilaci-kalpten-olumu-ciddi-azaltiyor-446</link>
					<category><![CDATA[KALP HASTALIKLARI]]></category>
					<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:55:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[SGLT2 inhibitör  periferik damar hastalığı amputasyon
SGLT2 İlaçlar Bacak Damar Hastalığı 
7.275 hastalı meta-analiz: SGLT2 inhibitörleri PAD'li hastalarda kalp ölümü+HF yatışını  %27 düşürdü, Amputasyon riskini arttırmadı. Dr. Genco Yücel açıklıyor.
]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">SGLT2 inhibit&ouml;rleri denilen &uuml;lkemizde jardiance, forziga, vs&hellip; gibi isimlerle satılan Diyabet ila&ccedil;larının bacak damar hastalığı olanlarda kalpten &ouml;l&uuml;m&uuml; ciddi oranda, %27 azalttığı g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Yeni yayınlanan bir <b><a href="https://doi.org/10.1186/s12933-026-03207-y">analizde</a> </b></span></span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#888888">&nbsp;</span></span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">5 &ouml;nemli &ccedil;alışma g&ouml;zden ge&ccedil;irildi. Toplam 7.275 damar hastalığı olan kişide bu ila&ccedil;lar kullanıldığında kalp yetmezliği sebepli hastaneye yatış veya kardiyovask&uuml;ler &ouml;l&uuml;m riskinin %27 azaldığı g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Sadece &ouml;l&uuml;m riski %17 azaldığı g&ouml;r&uuml;l&uuml;rken, ila&ccedil;ların b&ouml;brekte problem yaşama riskini de %25 azalttığı g&ouml;r&uuml;ld&uuml;.</span></span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">İla&ccedil; kullanımına bağlı bacak amputasyonu da dahil &ouml;nemli bir risk artışı g&ouml;r&uuml;lmedi, riski ise artmadı. Araştırmacılar ila&ccedil;ların 2 yıldan az kullanıldığında &ouml;l&uuml;m avantajinin belirgin olmadığını uzun s&uuml;re kullanımla etkilerin g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; de belirtmişler.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><b><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</span></span></span></span></b></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#444444">Kalp hastalığı dediğimizde &ccedil;oğunlukla kastettiğimiz kalp damar hastalığıdır. Bildiğimiz gibi ileri yaşlarda en sık &ouml;l&uuml;m sebebi olan kalp krizi. Kalp Damarı ani tıkanıklığı ile ortaya &ccedil;ıkan bir durumdur. Biz kalp doktorları farklı organları farklı sonu&ccedil; yaratarak etkilese de kalpte, bacaklarda veya beyne giden damarlarda ortaya &ccedil;ıkan darlıkları aynı hastalığın par&ccedil;aları gibi değerlendirmekteyiz. O y&uuml;zden araştırma bacak damar problemi olan kişileri ele alsa da bunu damar hastalığı olan yani kalp damarlarında da belki ismi konmamış sorunu olan kişiler olarak değerlendirebiliriz.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Şeker hastalığı biz kalp doktorları i&ccedil;in kalp damar hastalığının başlangı&ccedil; evresi sayılabilir. Zaten şeker hastalığı olanları kalp damar hastalığı var kabul ederiz. O y&uuml;zden damar hastalığı olanlarda bu ila&ccedil;ların kalpten &ouml;l&uuml;m&uuml; azaltmalarını kalbi koruyan ila&ccedil;lar olmalarına bağlıyorum. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde bu ila&ccedil;lar sadece şeker ilacı değil, ayrıca kalp ilacı olarak g&ouml;r&uuml;lmelidirler.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><span lang="EN-US" style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;"><span style="color:#1a1a1a">Bunlar eğer hastalarımızı daha uzun yaşatmak istiyorsak, bizim icin kalp veya bacak damar hastalığı olan şeker hastalarında kullanılmaları olmazsa olmaz ila&ccedil;lardır. Eğer doktorunuz bu ilacı şeker hastalığınızın daha iyi kontrol&uuml; i&ccedil;in veriyorsa unutmayın bir amacı da kalpten ciddi problem yaşamanızı &ouml;nlemektir.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:14.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm">&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/seker-ilaci-kalpten-olumu-ciddi-azaltiyor-446</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/68cbfae3443d4b84d2a66835c81f16cf_-_SGLT_2İ_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Genç yaşta başlayan Tip 1 Şeker hastaları  için Yeni Bir Çağ: İnsülinden Önce, Kökten Tedaviye Doğru.]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/genc-yasta-baslayan-tip-1-seker-hastalari-icin-yeni-bir-cag-insulinden-once-kokten-tedaviye-dogru-445</link>
					<category><![CDATA[Gelecek/ YAPAY ZEKA]]></category>
					<pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:24:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Tip 1 Diyabet Teplizumab kök hücre tedavisi 
Tip 1 Diyabet Artık Önlenebilir mi? 
Teplizumab Tip 1 Diyabetin başlangıcını yıllarca erteleyebiliyor. Kök hücre tedavileri geliyor. Dr. Genco Yücel açıklıyor.
]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US"><span style="line-height:115%">Tip 1 şeker hastalığı tedavisinde yeni bir d&ouml;nem başladı. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US"><span style="line-height:115%">Şeker hastalığı tedavisinde bug&uuml;n ve geleceği değerlendiren kapsamlı bir <b><a href="https://www.thelancet.com/journals/lancet/article/PIIS0140-6736(25)01438-2/fulltext">derlemeye g&ouml;re</a></b>&nbsp;yeni bir tedavi yaklaşımı ile hastalığı tedavi etmek veya en azından geciktirmek m&uuml;mk&uuml;n.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US"><span style="line-height:115%">En derlemede de belirtildiği gibi direk şeker ilacı olmayan immunoterapik bir ila&ccedil; olan teplizumab hen&uuml;z ins&uuml;lin bağımlılığı başlamadan &ouml;nce kullanıldığında hastalığın klinik olarak ortaya &ccedil;ıkmasını yıllarca erteleyebiliyor. FDA (Amerikan İla&ccedil; ve Gıda Dairesi ) tarafından da rutin kullanımı onaylanan bu ila&ccedil; tip 1 diyabetin klinik başlangıcını, yani insulin kullanımı mecburiyetini geciktiren ilk imm&uuml;noterapi olarak onaylanmış durumdadır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US"><span style="line-height:115%">Derlemede bahsi ge&ccedil;en bir &ccedil;ok yenilikte dikkat &ccedil;eken diğer bir konu da k&ouml;k h&uuml;cre kaynaklı beta h&uuml;cre nakli; yani, şeker hastalığından sorumlu olan pankreastaki yetersizleşen veya yok olan bazı h&uuml;crelerin transplantasyonu, nakli.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b><span lang="EN-US"><span style="line-height:115%">Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</span></span></b></span></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US"><span style="line-height:115%">Tip 1 şeker hastalarının &ouml;zellikle insulin kullananlarında kalp damar riski ciddi şekilde artmaktadır. Uzun s&uuml;reli diyabet hastalığı, damarları etkiliyor; erken yaşta kalp krizi ve inme riski &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de artıyor. Tip 1 diyabeti yani insulin kullanımı gerektiren şeker hastalığını daha erken d&ouml;nemde durdurmak ya da geciktirmek, kalp damar komplikasyonlarını da &ouml;nlemek anlamına gelebilir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US"><span style="line-height:115%">Bu y&uuml;zden Teplizumab ilacı &ouml;zellikle ilgin&ccedil; g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. İlk kez bir ila&ccedil;, şeker hastalığı başlamadan &ouml;nce devreye girebiliyor. Bu, tıbbın reaktif değil proaktif &ccedil;alışmaya başladığının işareti. Ailesinde tip 1 diyabet olanların bu gelişmeleri yakından takip etmesinde fayda var. Elbette hen&uuml;z bu ilacin kalp krizini veya erken &ouml;l&uuml;m&uuml; &ouml;nlediği y&ouml;n&uuml;nde bir bulgumuz yok. Ama onun da zamanla g&ouml;r&uuml;leceğini umuyorum.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US"><span style="line-height:115%">K&ouml;k h&uuml;cre tedavileri konusunda da heyecanlanmamak imkansız. Başka bir insandan veya canlıdan alınmadan, yani, bağışıklık baskılama gerektiren geleneksel nakil yerine, k&ouml;k h&uuml;creden &uuml;retilen beta h&uuml;creleri ve gen d&uuml;zenleme teknolojisiyle h&uuml;crelerin bağışıklık sisteminden ka&ccedil;abilmesi &ccedil;ok &ouml;nemli g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor, ama&ccedil;lanıyor. Ilk deneyleri umut verici sonu&ccedil;lar vermeye başladı. Umarım gerisi de gelecektir. İnsuline bağımlı şeker hastalığının sonu anlamına gelebilir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US"><span style="line-height:115%">Şeker hastalığı dolayısıyla kalp krizini d&uuml;ş&uuml;rme a&ccedil;ısından &ccedil;ok umutluyum. Bakalım daha neler g&ouml;receğiz.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm">&nbsp;</p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm">&nbsp;</p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm">&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/genc-yasta-baslayan-tip-1-seker-hastalari-icin-yeni-bir-cag-insulinden-once-kokten-tedaviye-dogru-445</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/23acecffa6275c68dd55809f3d77e337_-_diabetesstrong-woman-6532129_jpg.jpg" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Kilo Geri Gelince Kalp Riskleriniz de Geri Geliyor]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/kilo-geri-gelince-kalp-riskleriniz-de-geri-geliyor-444</link>
					<category><![CDATA[Güncel]]></category><category><![CDATA[KALP HASTALIKLARI]]></category>
					<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:10:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Mounjaro bırakınca kilo ve kalp riski döner. Mounjaro kesilen hastaların %71'i bir yılda kilolarını geri aldı ve kalp riskleri de döndü. Dr. Genco Yücel açıklıyor.
]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Tirzepatide(Mounjaro) tedavisini bırakmak yalnızca kilo geri kazanımına yol a&ccedil;mıyor. Kilolarla birlikte kardiyometabolik faydalar da ortadan kalkiyor Yeni yayımlanan bir <b><a href="https://jamanetwork.com/journals/jamainternalmedicine/fullarticle/2841273">analizde</a></b> bu ilişki net bi&ccedil;imde ortaya kondu.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">&Ccedil;alışmaya 36 haftalık tirzepatide tedavisiyle en az y&uuml;zde 10 kilo veren 308 katılımcı dahil edildi. Hastalar ila&ccedil; kesilip 52 hafta daha izlendi; ve katılımcılar geri aldıkları kilo miktarına g&ouml;re d&ouml;rt gruba ayrıldı.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Hastaların b&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunluğu (yaklaşık %71) bir yıl i&ccedil;inde verdiği kilonun % 25&#39;inden fazlasını geri aldı. Kilo geri kazanımı ile kardiyometabolik iyileşmeler de tersine d&ouml;ndu. Bel &ccedil;evresi, kan basıncı, k&ouml;t&uuml; kolesterol, kan sekeri ve ins&uuml;lin direnci ; hepsi eski durumuna geri d&ouml;nd&uuml;.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">&Ouml;nemli bir ilave bulgu ise;verdiği kilonun y&uuml;zde 25&#39;inden azını geri alan k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir grupta bu olumsuz değişimler g&ouml;zlemlenmedi. Yani kilo kısmen korunduğunda bile kardiyometabolik faydalar da korundu.</span></span></span></p>

<p><b><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</span></span></span></b></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">GLP1-RA grubu ila&ccedil;lar kilo verdirmede ve bununla beraber kalp ve bazı hastalıklar a&ccedil;ısından fayda sağlamada &ccedil;ok başarılılar. Ancak ilaca başlayıp hedefe ulaştıktan sonra kesildiklerinde, maalesef verilen kiloları <b><a href="https://jamanetwork.com/journals/jama/fullarticle/2812936">geri kazanabiliyorlar. </a></b>&nbsp;Bunu g&ouml;steren &ccedil;alışmanın devamı niteliğindeki burada ele aldığım araştırmada ise kilo alımı ile beraber faydaların da ortadan kalktığını g&ouml;r&uuml;yoruz. Kardiyometabolik faydalar, kaybedilen kiloyla ilgili. Ve kilo geri geldiğinde riskler de geri gelebiliyor. Bu da, hastalarımıza, &ldquo;hedefe ulaşınca bırakabilirsiniz&rdquo; diyen yaklaşımlarla ters d&uuml;şen &ouml;nemli bir uyarı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt"><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bu ila&ccedil;larla verilen kiloyu ve elde edilen faydayı korumak i&ccedil;in bunlar uzun s&uuml;reli alınmak zorunda kalabilir. Nasıl ki, kolesterol veya tansiyon d&uuml;ş&uuml;r&uuml;c&uuml; ila&ccedil;lar veya seker ila&ccedil;lari uzun s&uuml;reler kullanılıyorlar, bu ila&ccedil;lara da aynı şekilde yaklaşmak gerekebilir. Kilo veya tıbbi hedefe ulaşıldığında, dozu azaltmak daha az sıklıkla kullanmakla kilo kaybını , faydayi korumak <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/ozempic-ve-mounjaroyu-iki-haftada-bir-almak-kiloyu-hala-korur-mu--436">m&uuml;mk&uuml;n olabilir.</a></b>&nbsp;</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt"><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">&Ouml;te yandan, ilacı kesen hastaların yaklaşık d&ouml;rtte birinde kilo kaybı kısmen korunurken, veya kilo geri alımının kısıtlı kalmasıyla fayda da korundu. Bu da bize her hastanın farklı olabileceğini g&ouml;steriyor. Bazı hastalarda ilacı daha kısa s&uuml;re kullanmak m&uuml;mk&uuml;n olabilir. Bu karar doktorunuzla bireysel olarak alınmalı. Ancak &ccedil;oğu insanın d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; hataya d&uuml;şmeyin: şu ilacı birka&ccedil; ay alıp birka&ccedil; kilo atıp formumu kazanayım, sonra keserim diyip, &ouml;ks&uuml;r&uuml;k ilacı gibi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p bu ilaca başlamayın. Başlayınca uzun kullanmak gerekebileciğini unutmayın,</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Ben bu ila&ccedil;lara başlarken, hastalarımla konuşmayı yaparken ş&ouml;yle &ouml;zetliyorum: bu ila&ccedil;lar kronik hastalık tedavisi gibi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmeli. Hedefe ulaşınca bırakmak, antibiyotiği yarım bırakan hastayla aynı hatayı yapmak gibi. Ama kararınızı doktorunuzla birlikte alın.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/kilo-geri-gelince-kalp-riskleriniz-de-geri-geliyor-444</guid>
					
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Böbrek Taşını  Önlemenin Yolu: Yeterince Su İçmek  Olmayabilir.]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/bobrek-tasini-onlemenin-yolu-yeterince-su-icmek-olmayabilir-443</link>
					<category><![CDATA[Güncel]]></category><category><![CDATA[KALP DIŞI HASTALIKLAR]]></category>
					<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 13:05:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Bol Su Böbrek Taşını Önlüyor mu?  Sıvı alımını artırmak 2 yıllık takipte böbrek taşını önlemedi. Kalp yetmezliğiniz varsa ekstra dikkat. Dr. Genco Yücel açıklıyor. 
]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:10.0pt">B&ouml;brek taşı tekrarını &ouml;nlemek i&ccedil;in y&uuml;ksek sıvı alımı evrensel olarak &ouml;neriliyor. Ancak hastaların bu &ouml;neriye uyumu son derece d&uuml;ş&uuml;k kalıyordu<span style="color:black">. <b><a href="https://www.thelancet.com/journals/lancet/article/PIIS0140-6736(25)02637-6/abstract">&Ouml;nemli bir dergide yayınlanan &ccedil;alışma<span style="font-weight:normal"> </span></a>&nbsp;</b></span>bu sorunu doğrudan ele alıyor.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">&Ccedil;alışma, ABD&#39;deki 6 akademik merkezde, b&ouml;brek taşı &ouml;yk&uuml;s&uuml; olan ve mevcut rehberlere g&ouml;re d&uuml;ş&uuml;k 24 saatlik idrar hacmine sahip 1658 kişi iki gruba ayrıldı: ilk gruba y&uuml;ksek sıvı alımını arttırmaya y&ouml;nelik m&uuml;dahaleler uygulandı, diğerine ise değişiklik yapılmadı. M&uuml;dahale grubunda; hatırlatıcı sistemler, kişisel hedef belirleme, takip g&ouml;r&uuml;şmeleri ve pratik i&ccedil;me stratejilerini kapsayan yapılandırılmış destek ile sıvı alımı anlamlı şekilde artarken iki yıllık takiplerde her iki grup arasında taş gelişimi a&ccedil;ısından fark g&ouml;r&uuml;lmedi. Sıvı alımı arttırılan m&uuml;dahale grubunda idrara &ccedil;ıkma sıklığı veya gece idrar miktarlarının arttığı g&ouml;r&uuml;ld&uuml;.</p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><b>Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</b></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Bu &ccedil;alışma b&ouml;brek taşı oluşumu a&ccedil;ısından sıvı alımını desteklemenin &ccedil;ok da faydası olmayabileceğini g&ouml;steriyor. B&ouml;brek taşı ile kalbin ne ilgisi var diyebilirsiniz. Direk bir ilgi yok, ama her iki hasta grubu da benzer kişilerden oluşuyor. Kalp yetmezliği olan hastalarımıza su i&ccedil;me diyoruz, ama b&ouml;brek taşı ile uğraşan &ccedil;oğunlukla &uuml;rolog meslektaşlarımız bol sıvı alın diyorlar. Biz hastalarımıza iyi uyu diyoruz, ama bol sıvı aldıklarında gece sık idrara &ccedil;ıkıp uyku d&uuml;zenlerini bozabiliyorlar.</p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Sonu&ccedil;ta doktorunuz gercekten su alımını arttır diyorsa miktarını da, g&uuml;nde ka&ccedil; litre su i&ccedil;meniz gerektiğini de doktorunuzla konuşun. Hedefi ona g&ouml;re koyun.Ama unutmayın en azından bu &ccedil;alışmadan &ouml;ğrendiğim &ccedil;ok su i&ccedil; b&ouml;brek taşından kurtul doğru yaklaşım olmayabilir. Hele kalp yetmezliği sorunun varsa veya gece uykuların bozulsun istemiyorsan bunu ezbere yapma doktorunla strateji konuş ve planlayıp yola devam et.</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/bobrek-tasini-onlemenin-yolu-yeterince-su-icmek-olmayabilir-443</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/9ba7cb9bbb67e3e9f5f2f0b5ce198070_-_cocoparisienne-water-3853492_jpg.jpg" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[D Vitamini Eksikliğini Düzeltmek Kalp Krizi Riskinizi Yarıya İndirebilir]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/d-vitamini-eksikligini-duzeltmek-kalp-krizi-riskinizi-yariya-indirebilir-442</link>
					<category><![CDATA[KALP HASTALIKLARI]]></category>
					<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 12:50:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[D Vitamini Eksikliği Kalp Krizini Yarıya İndirir .Kişiselleştirilmiş D vitamini dozu kalp krizini %52 azalttı. Standart takviye değil, kişisel hedef belirleyin. Dr. Genco Yücel açıklıyor.
]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Kalp hastalığı olan bireylerde D vitamini kan d&uuml;zeyini normale &ccedil;ıkartmak kalp krizi riskini y&uuml;zde 52 azalttı. Bu bulgu, yakın d&ouml;nemde &ouml;nemli bir kardiyoloji kongresinde sunulan bir &ccedil;alışmadan <a href="https://newsroom.heart.org/news/heart-attack-risk-halved-in-adults-with-heart-disease-taking-tailored-vitamin-d-doses"><b>geliyor</b></a> .</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">&Ccedil;alışmaya kalp hastalığı olan yetişkinler dahil edildi. Katılımcıların y&uuml;zde 85&#39;inde başlangı&ccedil;ta D vitamini d&uuml;zeyi 40 ng/mL&#39;nin altındaydı. Bir gruptakilere, kan D vitamini d&uuml;zeyini 40-80 ng/mL aralığına &ccedil;ekecek şekilde D vitamini verildi; diğer grupta ise ilave D vitamini verilmedi.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Takip s&uuml;recinde D vitamini alan grupta kalp krizi riski, diğer gruba kıyasla y&uuml;zde 52 oranında d&uuml;şt&uuml;. </span></span></span></p>

<p><b><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</span></span></span></b></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">D vitamini ve kalp sağlığı ilişkisi uzun s&uuml;redir tartışılan bir durum. Bunda toplumun b&uuml;y&uuml;k bir kısmının laboratuar değerlerine g&ouml;re d&uuml;ş&uuml;k kan D vitamin seviyesinde olmasının da rol&uuml; var. Yani &ccedil;oğunluk D vitamini yetersizliği yaşıyor. Bu da D vitamin normal kabul edilen seviyeleri sorgulamamı sonucuna getiriyor.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">İlaveten bug&uuml;ne kadar bildirilen b&uuml;y&uuml;k &ccedil;alışmalarda D vitamini takviyesinin kalp damar olaylarını azalttığına dair kesin bir kanıt ta bulunamamıştı. </span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bu &ccedil;alışma ise farklı bir soruya cevap arıyor. D vitamini verelim olsun bitsin değil, D vitamini d&uuml;zeyini hedef aralığa &ccedil;ıkartınca ne olacağını sorguluyor. Sonu&ccedil; kalbe fayda olabilir. Kalp hastalığı olan ve D vitamini eksikliği taşıyan geniş bir hasta grubunu doğrudan ilgilendiren bir sonu&ccedil; bu.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">&Ccedil;alışma hen&uuml;z tam metin olarak yayınlanmadı. O y&uuml;zden; metodoloji ve hasta sayısı gibi detaylar net değil. Dolayısıyla kesin sonuca varmak ve her kalp hastasına D vitamini vermek veya kullanmalarını &ouml;nermek i&ccedil;in erken. Ancak &ccedil;alışmanın b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; ve klinik &ouml;nemi nedeniyle dikkate almamız gerekebilecek bir sonu&ccedil;.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bu &ccedil;alışmayı uygulamak istersek, her hastaya D vitamini değil d&uuml;zeye g&ouml;re D vitamini &ouml;nem kazanabilir. Herkese aynı doz değil belirli seviyenin &uuml;zerine &ccedil;ıkaracak kan d&uuml;zeyine g&ouml;re&nbsp;&nbsp;doz kullanmak daha doğru olabilir. </span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">En azından kalp hastalarının yılda bir kere de olsa D vitamini baktırmaları ve seviye d&uuml;ş&uuml;k ise bunu doktorları ile tartışmaları doğru olabilir.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/d-vitamini-eksikligini-duzeltmek-kalp-krizi-riskinizi-yariya-indirebilir-442</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/3a3ea00cfc35332cedf6e5e9a32e94da_-_publicdomainpictures-pill-316600_1920_jpg.jpg" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Genleriniz Obezite ve Diyabet Riskinizi hatta GLP-1 RA İğnesi İhtiyacınız  Olup Olmayacağını önceden söyleyebilir]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/genleriniz-obezite-ve-diyabet-riskinizi-hatta-glp1-ra-ignesi-ihtiyaciniz-olup-olmayacagini-onceden-soyleyebilir-438</link>
					<category><![CDATA[Gelecek/ YAPAY ZEKA]]></category>
					<pubDate>Tue, 26 May 2026 12:45:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Obezite ve tip 2 diyabetin paylaştığı genetik zemini haritalayan kapsamlı bir çalışma, her iki hastalık için de geçerli tek bir metabolik polijenik risk skoru geliştirdi. Cell dergisinde yayınlanan çalışmaya göre 8,5 milyondan fazla bireyden derlenen verilerle oluşturulan birçok farklı geni içeren bu skor, günümüzde kullanılan bir çok faktöre göre çok daha başarılı  oluyor.  ]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:10.0pt">Obezite ve tip 2 diyabetin paylaştığı genetik zemini haritalayan kapsamlı bir &ccedil;alışma, her iki hastalık i&ccedil;in de ge&ccedil;erli tek bir metabolik polijenik risk skoru geliştirdi. <span style="color:black">Cell dergisinde yayınlanan <b><a href="https://www.cell.com/cell-metabolism/abstract/S1550-4131(26)00052-5">calısmaya gore</a></b> </span>&nbsp;8,5 milyondan fazla bireyden derlenen verilerle oluşturulan bir&ccedil;ok farklı geni i&ccedil;eren bu skor, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde kullanılan bir &ccedil;ok fakt&ouml;re g&ouml;re &ccedil;ok daha basarılı oluyor.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Araştırmacılar, obezite ve tip 2 diyabetle ilişkili 20 farklı metabolik &ouml;zelliğin &ccedil;ok k&ouml;kenli (multi-ancestry) genome &ccedil;apında ilişkilendirme &ccedil;alışmalarını bir araya getirerek MetPRS adını verdikleri biyolojik a&ccedil;ıdan zenginleştirilmiş bir metabolik polijenik risk skoru t&uuml;retti. Bu skor obeziteye &ouml;zelleştirilmiş (O-MetPRS) ve tip 2 diyabete &ouml;zelleştirilmiş (D-MetPRS) olmak &uuml;zere iki versiyona ayrıldı.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Model altı farklı soy gruplarında test edildi ve her birinde mevcut tek hastalık odaklı polijenik risk skorlarına g&ouml;re daha başarılı bulundu. Yani skor yalnızca Avrupalı değil Afrikalı, Asyalı ve diğer k&ouml;kenlerden bireyler i&ccedil;in de ge&ccedil;erli sonu&ccedil;lar verdi. Polijenik risk skorlarının &ccedil;oğunlukla Avrupa k&ouml;kenli geliştirildiği d&uuml;s&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde bu &ccedil;ok &ouml;nemli bir sonu&ccedil;.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">En dikkat &ccedil;ekici bulgulardan biri de, O-MetPRS ve D-MetPRS&#39;in en y&uuml;ksek ilk %10 risk dilimindeki bireylerde, orta risk grubuna kıyasla GLP-1 RA (yani Ozempic, Mounjaro gibi ila&ccedil;lar ) başlama ihtimalinin de yaklaşık 2 kat y&uuml;ksek olduğu g&ouml;r&uuml;ld&uuml;.</p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><b>Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</b></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Bu &ccedil;alışmayı okuyunca aklıma hemen s&uuml;rekli s&ouml;ylediğim bir sey geldi. Genetik risk skoru y&uuml;ksek ise, hastaya yaklaşım daha <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/gunumuzde-kolesterol-tedavisi--424">agresif olmaktadir</a>.&nbsp;</b>Risk hastalık demek değil ama yaklaşımı kullanılan testleri, tedavileri değiştirebilen bir veri. Bu arastırmaya g&ouml;re genetik risk skoru y&uuml;ksek olan bireylerin ilerleyen d&ouml;nemde GLP1-RA grubu ila&ccedil;lara ihtiya&ccedil; duyma olasılığı iki kat daha fazla. Elbette &ccedil;ok yeni bir bulgu ama, araştırma polijenik risk skoru y&uuml;ksek ise doktora hastasına ilacı vakit ge&ccedil;irmeden başla tavsiyesinde bulunuyor. Bu &ccedil;oğu genetik risk skoru araştırmasının aksine tedavi y&ouml;nlendirmesini de sonucuna eklemis g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor.</p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Tabii genetik olarak y&uuml;ksek riskli bireyler bu ila&ccedil;lara daha erken, daha agresif bi&ccedil;imde y&ouml;neltilebilir mi? Hen&uuml;z bunu destekleyen sadece bu konuya odaklanan net araştırma yok. Ama genetik yatkınlık ile tedavi yanıtını birbirine bağlayan bu yaklaşım, kişiselleştirilmiş tıbbın nereye gittiğini &ccedil;ok g&uuml;zel g&ouml;steriyor.</p>

<p>Bug&uuml;ne kadar risk var ama yapacak bir şey yoktan genetik risk ile tedavide hangi ila&ccedil; kullanım ilişkisine ge&ccedil;mek, polijenik risk skorlarını nasil kullanacağımızı da g&ouml;steriyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/genleriniz-obezite-ve-diyabet-riskinizi-hatta-glp1-ra-ignesi-ihtiyaciniz-olup-olmayacagini-onceden-soyleyebilir-438</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/fdb177f8989b41233fc101c3d109ea8f_-_polijenik_risk_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Damarlarınızdaki Plakta Plastik Parçacıkları Bulundu - Ve Kalp Krizi Riskini Artırıyor]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/damarlarinizdaki-plakta-plastik-parcaciklari-bulundu--ve-kalp-krizi-riskini-artiriyor-439</link>
					<category><![CDATA[KALP HASTALIKLARI]]></category>
					<pubDate>Tue, 26 May 2026 12:45:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Mikroplastikler — plastiklerin parçalanmasıyla oluşan 5 mm'den küçük parçacıklar — artık kalp damar hastalığıyla doğrudan ilişkilendirildi. JAMA'da yayımlanan bu çalışma boyun damarlarında daralmaya bağlı ameliyat geçiren hastalarda bu bağlantıyı ilk kez somut verilerle ortaya koydu.]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:10.0pt">Mikroplastikler &mdash; plastiklerin par&ccedil;alanmasıyla oluşan 5 mm&#39;den k&uuml;&ccedil;&uuml;k par&ccedil;acıklar &mdash; artık kalp damar hastalığıyla doğrudan ilişkilendirildi. <b><u><a href="https://jamanetwork.com/journals/jama/article-abstract/2839990">JAMA&#39;da yayınlanan bu &ccedil;alışma</a></u></b> (https://jamanetwork.com/journals/jama/article-abstract/2839990) boyun damarlarında daralmaya bağlı ameliyat ge&ccedil;iren hastalarda bu bağlantıyı ilk kez somut verilerle ortaya koydu.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">&Ccedil;alışmaya karotis endarterektomi, boyun damarındaki tıkanıklık yapan plağı ameliyatla &ccedil;ıkarma operasyonu ge&ccedil;iren 304 hasta dahil edildi. Cerrahi sırasında &ccedil;ıkarılan plak dokuları mikroplastik ve nanoplastik (MNP) varlığı a&ccedil;ısından incelendi. 34 aylık takipte hastalarda kalp krizi, inme ve &ouml;l&uuml;m oranları değerlendirildi.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Sonu&ccedil;lar &ccedil;arpıcıydı: &Ccedil;ıkarılan plağında mikroplastik ve nanoplastik par&ccedil;acıkları bulunan hastalarda, saptanmayanlara kıyasla kalp krizi, inme veya &ouml;l&uuml;m riski anlamlı oranda daha y&uuml;ksek bulundu. Plakta plastik varlığı, bilinen diğer risk fakt&ouml;rlerinden bağımsız olarak riski artırıyordu.</p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><b>Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</b></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Bu &ccedil;alışma bende derin bir iz bıraktı. Yıllardır aterosklerozu &mdash; yani damar sertliği ve tıkanıklığını &mdash; kolesterol, tansiyon, sigara, diyabet gibi bilinen fakt&ouml;rler &uuml;zerinden a&ccedil;ıklıyorduk. Şimdi karşımızda yeni bir oyuncu var: mikroplastikler.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Mikroplastikler v&uuml;cuda sindirim sistemi, solunum yolu veya deri yoluyla giriyor; plasenta, akciğer, karaciğer, idrar, kan ve anne s&uuml;t&uuml;nde saptanabiliyor. Beyin &ouml;rneklerinde yapılan ayrı araştırmalar, 2024&#39;teki beyin &ouml;rneklerinde 2016&#39;ya kıyasla y&uuml;zde 50 daha fazla mikroplastik bulunduğunu g&ouml;steriyor. D&uuml;nyada plastik &uuml;retimi 2020&#39;de 435 milyon tona ulaştı ve 2040&#39;a kadar y&uuml;zde 70 daha artması bekleniyor.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Plastiğin i&ccedil;inde yaklaşık 13.000 kimyasal madde bulunuyor; bunlardan 10 grubunun y&uuml;ksek toksik etkisi var ya da plastikten dışarı sızabiliyor. UV sabitleyiciler, PFAS bileşikleri, bisfenol t&uuml;revleri ve bazı metaller bu gruplar arasında sayılıyor.</p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Plak i&ccedil;inde plastik bulunması tek başına sonu&ccedil; değil; &ouml;nemli olan bu plastiğin var olduğu hastalarda kalp krizi ve inme riskinin daha y&uuml;ksek &ccedil;ıkması. Bu ilişkinin nedensellik mi, yoksa sadece birliktelik mi olduğunu kesinleştirmek i&ccedil;in daha fazla araştırma gerekiyor. Ama veriler dikkat &ccedil;ekici.</p>

<p>Pratik olarak ne yapabilirsiniz ? Plastik kullanımını azaltmak m&uuml;mk&uuml;n: plastik kaplarda yemek ısıtmaktan ka&ccedil;ının, plastik şişe yerine cam veya paslanmaz &ccedil;elik tercih edin, işlenmiş paketli gıdaları azaltın. Bu &ouml;nlemler kanıtlanmış kesin &ccedil;&ouml;z&uuml;mler değil, ama en azından şimdilik akla yatkın, zararsız adımlar.</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/damarlarinizdaki-plakta-plastik-parcaciklari-bulundu--ve-kalp-krizi-riskini-artiriyor-439</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/dba8015226a3ff04d9a2073941515aa1_-_mikroplastikler_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Pencerenin Önüne Geçin: Dogal Gün Işığı Kan Şekerinizi Düzenliyor.]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/pencerenin-onune-gecin-dogal-gun-isigi-kan-sekerinizi-duzenliyor-440</link>
					<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM / YAŞLANMA]]></category>
					<pubDate>Mon, 25 May 2026 14:35:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Zamanımızın yüzde 80-90'ını  kapalı mekanlarda, yapay aydınlatma altında geçiriyoruz. Bu alışkanlığın metabolizma üzerindeki etkisi sanılandan çok daha derin. Yeni bir çalışma  şeker hastalığı  olan bireylerde doğal gün ışığının kan şekeri kontrolünü  ve metabolizmayı  iyileştirdiğini gösterdi.]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:10.0pt">Zamanımızın y&uuml;zde 80-90&#39;ını kapalı mekanlarda, yapay aydınlatma altında ge&ccedil;iriyoruz. Bu alışkanlığın metabolizma &uuml;zerindeki etkisi sanılandan &ccedil;ok daha derin. Yeni bir <a href="https://www.cell.com/cell-metabolism/fulltext/S1550-4131(25)00490-5">&ccedil;<b>alışma</b></a><b><span style="color:black"> </span></b>şeker hastalığı olan bireylerde doğal g&uuml;n ışığının kan şekeri kontrol&uuml;n&uuml; ve metabolizmayı iyileştirdiğini g&ouml;sterdi.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Calışma şeker hastası 13 kişi &uuml;zerinde yapıldı. Her katılımcı iki ayrı d&ouml;neme girdi: ilkinde ofis saatlerinde (08:00-17:00) pencere &ouml;n&uuml;nde doğal g&uuml;n ışığına maruz kaldı. Diğer d&ouml;nеmde aynı ofisin yapay aydınlatmalı b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde &ccedil;alışarak g&uuml;n ısığından uzak kalması sağlandı. Her d&ouml;nem 4,5 g&uuml;n s&uuml;rd&uuml;; aralarında en az 4 haftalık arınma s&uuml;resi bırakıldı. Katılımcılar her iki koşulda da ayni tip besinleri, g&uuml;n&uuml;n aynı saatlerinde kullandılar.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">S&uuml;rekli glukoz monitorizasyonu ile elde edilen kan şekeri verileri, dogal g&uuml;n ısığı d&ouml;neminde katılımcıların normal kan şekeri aralığında daha uzun s&uuml;re ge&ccedil;irdiğini g&ouml;sterdi. &Uuml;stelik v&uuml;cut metabolizması yağı daha fazla yakmaya, karbonhidratları daha az kullanmaya y&ouml;neldi.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Akşam melatonin seviyeleri y&uuml;kseldi; kas dokusundaki biyolojik saat genleri daha ileri bir faz sergiledi. Kan ve kas &ouml;rneklerinde metabolitler, lipidler ve monosit transkriptleri de anlamlı bi&ccedil;imde farklılaştı.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Yapay aydınlatma ile doğal g&uuml;n ısığını doğrudan karrşılaştıran ilk kontroll&uuml; deneyin sonu&ccedil;larını sunan bu &ccedil;alışma sonrası araştırmacılar, kronik g&uuml;n ışığı yoksunluğunun metabolik hastalıklar i&ccedil;in bağımsız bir risk faktor&uuml; olabileceğini &ouml;ne s&uuml;r&uuml;yorlar.</p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><b>Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</b></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Biyolojik saatin &ouml;nemi &uuml;st&uuml;nde dururken hep uykunun &ouml;nemi, d&uuml;zenli uykunun gerekliliği ve kalbe etkisinden <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/duzenli-uyku-kalbe-faydali--284">bahsediyorum</a></b>&nbsp;Burada diğer &ouml;nemli fakt&ouml;r de uykunun bir &ccedil;eşit tersi olan g&uuml;nd&uuml;z ve g&uuml;n ışığı. V&uuml;cudumuz g&uuml;n ışığıyla senkronize olmak &uuml;zere gelişmiş. G&ouml;z retinasındaki &ouml;zel h&uuml;creler mavi ışığa duyarlı; doğal g&uuml;n ısığının spektrumu g&uuml;n boyunca değişiyor ve biyolojik saatimize s&uuml;rekli g&uuml;ncelleme g&ouml;nderiyor. Yapay aydınlatmada ise bu sinyal son derece yetersiz.</p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Şeker hastası olan hastalarımla konuşurken &ouml;zellikle ila&ccedil;, diyet, egzersiz &uuml;&ccedil;genine odaklanırım. Buna artık g&uuml;n ışığını da eklemem gerekiyor: Belki onların g&uuml;n i&ccedil;inde ne kadar doğal ışık aldıklarını, pencere kenarında mı yoksa yapay ışık altında mı oturduklarını da sorgulamam gerekecek. Bu araştırma &ouml;zelinde g&uuml;n i&ccedil;inde vakit bulduk&ccedil;a hava almaya &ccedil;ıkıp &ccedil;ıkmadıklarını , &ccedil;ıkmıyorlarsa &ccedil;ıkmalarını &ouml;ğ&uuml;tlemem gerekecek.</p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Aslında hepimizin i&ccedil; mekanlarda g&uuml;n ışığı g&ouml;rmeden yaşarken, &ccedil;alışırken ş&ouml;yle bir dışarı &ccedil;ıkıp hava almanın bize ne kadar iyi geldiğini hep tecr&uuml;be etmişizdir. G&uuml;n ışığına &ccedil;ıkmak, hava almak sadece moralimize iyi gelmiyor, metabolizmamiza kan sekerimize de iyi geliyor. Belki bundan sonra ş&ouml;yle diyeceğiz: ş&ouml;yle bir dışarı &ccedil;ıkıp kan şekerimi d&uuml;zeltip geleyim!</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/pencerenin-onune-gecin-dogal-gun-isigi-kan-sekerinizi-duzenliyor-440</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/20dc3ccfb75c8c0625c21f3c7066a160_-_gun_isigi_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Yediğimizden Fayda Görmek Bağırsak Mikroplarımıza   Bağlı]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/yedigimizden-fayda-gormek-bagirsak-mikroplarimiza-bagli-437</link>
					<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM / YAŞLANMA]]></category>
					<pubDate>Mon, 25 May 2026 13:50:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Yediklerimizin vücudumuzu nasıl etkilediğini sadece besin içeriği değil, bağırsak bakterilerimiz de belirliyor. Kapsamlı bir araştırmaya göre  bu ilişki sistematik olarak detaylandırıldı.]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Yediklerimizin v&uuml;cudumuzu nasıl etkilediğini sadece besin i&ccedil;eriği değil, bağırsak bakterilerimiz de belirliyor. Kapsamlı bir araştırmaya <b><a href="https://www.nature.com/articles/s41564-025-02197-z">g&ouml;re</a></b> </span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">bu ilişki sistematik olarak detaylandırıldı.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Araştırmacılar, d&uuml;nyanın farklı yerlerinden 3.068 kişinin bağırsak i&ccedil;eriği ile ilgili bilgileri besinlerin sağlık faydaları konusundaki kapsamlı veriler ile birleştirdi. 775 farklı yenebilir bitkiden elde edilen besinlerin bağırsak bakterileri tarafından nasıl d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; incelendi.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Değerlendirilen besinlerin metabolizması son derece y&uuml;ksek kişiler arası ve coğrafi &ccedil;eşitlilik g&ouml;steriyor. Aynı sebzeyi yiyen iki kişi, bağırsak bakterileri farklı olduğu i&ccedil;in o sebzeden &ccedil;ok farklı miktarda fayda sağlayabiliyor. Bazı bakteri t&uuml;rleri &mdash; &ouml;rneğin Eubacterium ramulus &mdash; belirli besinleri aktif bi&ccedil;imde d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Araştırmacılar bu bulguların kişiselleştirilmiş, bağırsak bakterileri tabanlı beslenme m&uuml;dahalelerine yol a&ccedil;acağını &ouml;ne s&uuml;r&uuml;yor.</span></span></span></p>

<p><b><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</span></span></span></b></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bu &ccedil;alışma bana &ccedil;oğu kiside g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m bir şeyi bilimsel olarak doğruluyor. Herkes aynı şekilde yese de, v&uuml;cutlar aynı şekilde yanıt vermiyor. Bunu farklı şekillerde izah ederken, genler, metabolizma, farklı hayat alışkanlıkları bazen ila&ccedil;ları sebep g&ouml;sterirken, simdi bunun olası nedenlerinden birinin de bağırsak mikroplari olduğunu g&ouml;r&uuml;yoruz..</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Kalp hastalığı a&ccedil;ısından bu neden &ouml;nemli ? &Ccedil;&uuml;nk&uuml; inflamasyon, lipid metabolizması, ins&uuml;lin direnci gibi sorunlarda bağırsak bakterilerinin rol&uuml; giderek artan sekilde <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/bagirsaktaki-mikrop-hafizamizi-etkiliyor-olabilir-430">g&ouml;r&uuml;yoruz</a></b>.</span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Bazı besinlerin bağırsak tarafından d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş halleri de anti-inflamatuar ve kalp koruyucu etkiler g&ouml;sterebiliyor.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Hen&uuml;z kliniğe yansımış, rutin olarak uygulayabileceğimiz bir barsaktaki bakteriler tabanlı beslenme rehberimiz yok. Ama en azindan bağırsak bakteri grubunu bozmamaya &ccedil;alışabiliriz.&Ouml;rnegin antibiyotik kullanımının bu y&ouml;nde etkisini yakın zamanda <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/antibiyotikler-bagirsaklari-etkiliyor--425">g&ouml;rd&uuml;k</a></b>.&nbsp;</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Şimdilik s&ouml;yleyebileceğim tek şey fayda sağladığını bildiğimiz sekilde <a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/akdeniz-diyeti-ve-intermittan-aclik-en-saglikli-ideal-diyet-turu-olabilir-157">Akdeniz stili diyet</a> &nbsp;ağırlıklı ve <b><a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/her-ogunde-hazir-yiyecek-yiyorsaniz-kalp-krizi-riskiniz-yuzde-66-daha-yuksek-olabilir-433">yoğun işlenmiş besinlerden<span style="font-weight:normal">/</span>UPF</a></b>&nbsp; fakir diyette ısrar etmek. Belki bağırsak sağlığı d&uuml;s&uuml;n&uuml;yorsak, bağırsak sağlığını yansıttığını d&uuml;s&uuml;nd&uuml;g&uuml;m tek şey olan d&uuml;zenli bağırsak hareketlerimizi sağlayan yiyecekleri değerlendirmek.</span></span></span></p>

<p><span lang="EN-US" style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Sonu&ccedil;ta hic tahmin etmediğim şekilde ifade edersem bağırsak bakterilerinizi iyi kollayın. </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/yedigimizden-fayda-gormek-bagirsak-mikroplarimiza-bagli-437</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/1f7c446e96b556270998a7615487ffa9_-_Bagirsak_mikrobiyomu_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Sosyal Medya Influencer'larının Sağlık Tavsiyeleri Neden Tehlikeli?]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/sosyal-medya-influencerlarinin-saglik-tavsiyeleri-neden-tehlikeli-441</link>
					<category><![CDATA[Popüler Bilim / Araştırma/Haberler]]></category>
					<pubDate>Mon, 25 May 2026 13:45:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Sosyal medyada sağlık bilgisi artık doktordan değil, influencer'dan geliyor. Bu dönüşümün olası zararlarını ve çözüm yollarını ele alan BMJ'de yayımlanan bu analiz  tıp camiasına önemli bir uyarı niteliği taşıyor.]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:10.0pt">Sosyal medyada sağlık bilgisi artık doktordan değil, influencer&#39;dan geliyor. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n olası zararlarını ve &ccedil;&ouml;z&uuml;m yollarını ele alan <a href="https://www.bmj.com/content/391/bmj-2025-086061.full"><b>BMJ&#39;de yayımlanan bu analiz</b></a>&nbsp;tıp camiasına &ouml;nemli bir uyarı niteliği taşıyor.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Araştırmacılar, influencer&#39;ların sağlık bilgisindeki g&uuml;c&uuml;n&uuml; rakamlarla ortaya koyuyor: ABD&#39;deki gen&ccedil; yetişkinlerin y&uuml;zde 70&#39;inden fazlası influencer takip ediyor; y&uuml;zde 40&#39;tan fazlası bu kişilerin &ouml;nerileri doğrultusunda &uuml;r&uuml;n satın almış. Avusturya&#39;da ise 15-25 yaş grubunun y&uuml;zde 83&#39;&uuml; influencer&#39;ların sağlıkla ilgili i&ccedil;eriklerine maruz kaldığını belirtiyor; bu kişilerin y&uuml;zde 31&#39;i takviye &uuml;r&uuml;n&uuml;, y&uuml;zde 13&#39;&uuml; ila&ccedil;, y&uuml;zde 11&#39;i tıbbi testler satın almış.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Tavsiyenin kalitesi ise ciddi endişe yaratıyor. Kanıtı tartışmalı tıbbi testlerin tanıtımına ilişkin bir &ccedil;alışmada, influencer paylaşımlarının y&uuml;zde 87&#39;si yalnızca faydaları &ouml;ne &ccedil;ıkarırken zararlardan yalnızca y&uuml;zde 15&#39;inde s&ouml;z edildiği bulundu. Alman influencer&#39;larının diyet takviyesi &ouml;nerilerini inceleyen başka bir &ccedil;alışmada ise &ouml;nerilen dozların &uuml;&ccedil;te ikisinin ulusal g&uuml;venli sınırları aştığı, y&uuml;zde 7&#39;sinin ise Avrupa Gıda G&uuml;venliği Otoritesi&#39;nin belirlediği &uuml;st sınırların &uuml;zerinde olduğu saptandı.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Yazarlar, influencer tavsiyelerini d&ouml;rt temel &ouml;nyargı kaynağına bağlıyor: tıbbi uzmanlık eksikliği, end&uuml;stri baskısı, kişisel ticari &ccedil;ıkarlar ve bireysel &ouml;nyargılar. Bu &ouml;nyargıların etkisi, influencer ile takip&ccedil;i arasında kurulan sahte yakınlık duygusuyla katlanarak artıyor. Takip&ccedil;i, influencer&#39;ı g&uuml;vendiği bir tanıdığı gibi algılıyor, ve ona g&uuml;venip ne &ouml;nerirse yapıyor.</p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><b>Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</b></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Hastalarımdan ofisimde, sosyal medyada, sık sık duyduğum &ldquo;doktorum, o TikTok&#39;ta dedi ki...&rdquo;veya &ldquo;Instagram&#39;da bir kardiyolog izliyorum, o ş&ouml;yle s&ouml;yledi&rdquo; yorumları yeni değil. Veya kişilerden gelen whatsapp mesajlarını benimle paylaşıp ne diyorsun soruları da &ouml;zellikle COVID pandemisinden beri sıklıkla yaşadığım iletişimler. Bazen doğru, bazen yanlış, bazen tehlikeli. Aslında sorun influencer&#39;ların var olması değil, sorun kanıt kalitesiyle hesaplaşılmadan yayılan bilginin doğru kabul edilmesidir.</p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Bu analiz &ouml;nemli bir saptama yapıyor: influencer faydayı anlatıyor, zararı es ge&ccedil;iyor. Bu, tıbbın hi&ccedil;bir zaman kabul edemeyeceği bir yaklaşım. Bir ilacı, bir takviyeyi, bir diyeti &ouml;nermek; risk-fayda dengesini şeffaf bi&ccedil;imde sunmayı gerektiriyor. &#39;Bu bana iyi geldi&#39; anlatısı, binlerce takip&ccedil;i i&ccedil;in ge&ccedil;erli olmayabilir.</p>

<p>Ben de dijital ortamda sağlık bilgisi paylaşıyorum ve bu konuda ne kadar ince eleyip sık dokumak gerektiğini g&ouml;r&uuml;yorum. &Ccedil;oğu beni şahsen tanıyan, bilgi d&uuml;zeyimi, eğitim altyapımı bilen, onlara nasıl yaklaştığımı tecr&uuml;be eden insanlar, bana g&uuml;venip s&ouml;ylediklerimi ciddiye aldıkları i&ccedil;in her yazdığıma dikkat etmeye &ccedil;alışıyorum.</p>

<p>&Ouml;zellikle sizin sağlığınızı ilgilendiren bilgileri aldığınız kaynakları &ccedil;ok dikkatli se&ccedil;in. Bir kişinin &ccedil;ok takip&ccedil;isi var diye her dediğinin doğru olmayabileceğini akıldan &ccedil;ıkarmayın.</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/sosyal-medya-influencerlarinin-saglik-tavsiyeleri-neden-tehlikeli-441</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/06fa567b72d78b7e3ea746973fbbd1d5_-_pixelkult-media-998990_jpg.jpg" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Ozempic ve Mounjaro'yu İki Haftada Bir Almak Kiloyu Hala Korur mu? ]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/ozempic-ve-mounjaroyu-iki-haftada-bir-almak-kiloyu-hala-korur-mu--436</link>
					<category><![CDATA[KALP DIŞI HASTALIKLAR]]></category>
					<pubDate>Mon, 25 May 2026 13:10:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Ozempic, Wegovy, Mounjaro gibi GLP-1 grubu şişmanlık iğnelerini kullananların en büyük sorunlarından ikisi yüksek maliyet ve uzun süreli kullanım kaygısı. Haftada bir yapılan bu iğnelerin bedelini sigortalar ödemeyebiliyor ve aylık maliyeti ciddi rakamlara ulaşabiliyor. ]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:10.0pt">Ozempic, Wegovy, Mounjaro gibi GLP-1 grubu şişmanlık iğnelerini kullananların en b&uuml;y&uuml;k sorunlarından ikisi y&uuml;ksek maliyet ve uzun s&uuml;reli kullanım kaygısı. Haftada bir yapılan bu iğnelerin bedelini sigortalar &ouml;demeyebiliyor ve aylık maliyeti ciddi rakamlara ulaşabiliyor. <b><u><span style="color:#c0392b"><a href="https://onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1002/oby.70137">Yeni yayımlanan bir &ccedil;alışma</a></span></u></b> &nbsp;bu sorunlara umut verici bir yanıt getiriyor: hedef kiloya ulaşıp plato d&ouml;nemine giren hastalarda iğne sıklığı iki haftadan bire d&uuml;ş&uuml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde kilo korunabiliyor.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">ABD&rsquo;de yapılan &ccedil;alışmada haftalık standart dozla kilo vermekte olan ve ardından kilo vermesi duran 30 yetişkin dahil edildi. Katılımcıların 21&#39;i tirzepatide(mounjaro), 9&#39;u semaglutide(ozempic) kullanıyordu. Haftalık dozda en az 3 ay boyunca kilolarının y&uuml;zde 5&#39;inden az değişim yaşayanlar, yani plato d&ouml;nemine girenler, aynı doz miktarını koruyarak iki haftada bir uygulamaya ge&ccedil;ti. Ortalama 36 hafta boyunca takip edildi.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Sıklığı azaltılan gruptaki hastalar kilo almadı; aksine ortalamada hafif bir ek kilo kaybı yaşandı. Kan şekeri (HbA1c) ve tansiyon değerleri değişmedi. Trigliserid d&uuml;zeyleri hafif iyileşti, iyi kolesterol olarak bilinen HDL ise belirgin bi&ccedil;imde y&uuml;kseldi. Başka bir deyişle iğne sıklığı yarıya indirildi ama metabolik kazanımlar korunmakla kalmayıp daha da iyiye gitti.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">D&ouml;rt hasta ilk &uuml;&ccedil; aylık kontrol ziyaretleri gelmeden &ouml;nce bir miktar kilo alarak haftalık dozlamaya geri d&ouml;nd&uuml;ler. Bu oran, yaklaşımın herkese uymayabileceğini de g&ouml;steriyor.</p>

<p style="margin-bottom:10.0pt">Araştırmacılar bu uygulamanın mikro dozlamadan yani ila&ccedil; miktarını azaltmaktan farklı olduğunu &ouml;zellikle vurguluyor. Burada doz miktarı aynı kalıyor, yalnızca uygulama sıklığı değişiyor. &Ccedil;alışmanın kısıtlılıkları arasında hasta sayısının az (30 kişi) ve kontrol grubu bulunmaması sayılabilir.</p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm"><b>Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor?</b></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">GLP-1 ila&ccedil;ları son birka&ccedil; yılın en &ccedil;ok konuşulan tıbbi <a href="https://kalpsagliginiz.com/detail/gunumuzde-kolesterol-tedavisi--424">gelişmelerinden <b>biri</b></a>&nbsp;Kilo verdirme etkinlikleri y&uuml;ksek, kalp damar sağlığına olumlu etkileri de artık &ccedil;ok sayıda b&uuml;y&uuml;k &ccedil;alışmayla kanıtlanmış durumda. Ama bu ila&ccedil;ların en b&uuml;y&uuml;k pratik sorunu; bırakıldıklarında kilo b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de <b>geri geliyor</b> .Yani başlanınca uzun s&uuml;re, belki &ouml;m&uuml;r boyu kullanmak gerekebiliyor. Bu hem mali bir y&uuml;k hem de pek &ccedil;ok hastanın tedaviye başlamaktan &ccedil;ekinmesinin başlıca nedeni.</p>

<p style="margin-bottom:9.0pt">Bu &ccedil;alışma k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve kontrol grubu yok, dolayısıyla kesin bir &ouml;neri icin yeterli değil. Ama sormamız gereken soruyu g&uuml;ndeme taşıması a&ccedil;ısından &ouml;nemli: plato d&ouml;neminde, yani kilo kaybı duraksadığında, iğne sıklığını azaltmak m&uuml;mk&uuml;n m&uuml;? Bu 30 hastada m&uuml;mk&uuml;n olmuş. Hem kilo tutulmuş hem de kolesterol profili iyileşmeye devam etmiş.</p>

<p>Bence bu yaklaşım doktor g&ouml;zetiminde, platoya ulaşmış hastalarda d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lebilecek bir se&ccedil;enek. Hala kendi başınıza iğne sıklığınızı azaltmaya karar vermek icin erken. Unutulmamalı her hastanın durumu farklı ve bu &ccedil;alışmadaki gibi bazi hastalara bu yaklaşım uygun olmayabilir. Ama artik hastalarima ne kadar kullanılacak dememe herhelde gerek yok. En doğrusu zamani geldiğinde yeteri kadar kilo verdiğinde se&ccedil;eneklerimiz olacak diyeceğim. O y&uuml;zden gerekli ise başlamaktan korkma zamanı geldiğinde bir yolunu bulacağız.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/ozempic-ve-mounjaroyu-iki-haftada-bir-almak-kiloyu-hala-korur-mu--436</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/03dec614daf2ad2cecaa274483efc597_-_GLP1_Azaltilmis_Doz_Sikligi_RESIM_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			
				<item>
					<title><![CDATA[Haftada 3 Kez Yürüyüş mü, Yoksa 1 Kez Koşu mu? Araştırma Cevabı Net]]></title>
					<link>https://www.kalpsagliginiz.com/detail/haftada-3-kez-yuruyus-mu-yoksa-1-kez-kosu-mu-arastirma-cevabi-net-435</link>
					<category><![CDATA[SAĞLIKLI YAŞAM / YAŞLANMA]]></category>
					<pubDate>Thu, 21 May 2026 14:10:00 +0000</pubDate>
					<description><![CDATA[Egzersiz nasıl yapılmalı? Nasıl yapılırsa daha faydalı olur sorusuna cevap arayan  bu çalışmaya   göre yoğun yapılan egzersiz, yapma sıklığından bağımsız olarak kronik hastalıklardan daha iyi koruyor.]]></description>
					<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:10.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Egzersiz nasıl yapılmalı? Nasıl yapılırsa daha faydalı olur sorusuna cevap arayan <u><span style="color:black"><a href="https://academic.oup.com/eurheartj/advance-article/doi/10.1093/eurheartj/ehag168/8537159">bu &ccedil;alışmaya</a></span></u> g&ouml;re yoğun yapılan egzersiz, yapma sıklığından bağımsız olarak kronik hastalıklardan daha iyi koruyor.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:10.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Yaklaşık 450.000 kişinin dahil edildiği İngiliz UK Biobank veritabanından faydalanan &ccedil;alışmada, katılımcıların yaklaşık 100.000&#39;inde bileğe takılan hareket g&ouml;zleyen cihaz kullanılmış; kalanında ise kişinin kendi beyanına dayanılmış. Kişilerde kalp damar hastalığı, atriyal fibrilasyon, şeker hastalığı, karaciğer yağlanması, kronik akciğer hastalığı, kronik b&ouml;brek hastalığı ve demans/bunama gelişimi incelenmiş.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:10.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Bileğinde monit&ouml;r takanlarda yoğun egzersiz oranı, yapma sıklığından bağımsız olarak bu hastalıkların tamamının daha az geliştiği g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş. İstatistiksel analizde hastalıklar &uuml;zerindeki koruyucu etki, egzersiz yoğunluğu arttığında %20-30 arasında seyrediyorken; daha sık yapılmasının katkısı %5-8 d&uuml;zeyinde kalmış. &Ouml;rneğin &ouml;nemli kalp damar sorunlarında yoğun egzersizin faydası yaklaşık %18 iken, sıklık artışının katkısı yalnızca %6 civarında. &Ouml;l&uuml;m riskini azaltmada ise bu oranlar sırasıyla %31 ve %14 olarak bulunmuş.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:10.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Atriyal fibrilasyon i&ccedil;in de benzer bir tablo s&ouml;z konusu. Araştırmacılar aynı s&uuml;rede egzersiz yapıldığında yoğunluk arttık&ccedil;a faydanın da arttığını, ancak yoğunluğun belirli bir eşiğin &ouml;tesine ge&ccedil;mesiyle ek faydanın sabit kaldığını not ediyor. &Ccedil;alışmadaki katılımcıların ortalama yaşının 50-60 olduğunu da g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurmak gerekiyor.</span></span></p>

<p style="margin-bottom:10.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Yazarlar, kronik hastalıklardan korunmaya y&ouml;nelik klinik ve halk sağlığı m&uuml;dahalelerinde m&uuml;mk&uuml;n olduğunda daha yoğun aktivitelere &ouml;ncelik verilmesi gerektiği sonucuna varmış.</span></span></p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:3.0pt; margin-left:0cm"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b>Dr. Genco Y&uuml;cel Ne Diyor ?</b></span></span></p>

<p style="margin-top:16.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:3.0pt; margin-left:0cm">&nbsp;</p>

<p style="margin-bottom:9.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US" style="color:#333333">Egzersizin hastalıklardan korunmak i&ccedil;in &ouml;nemli olduğunu biliyoruz. D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml; haftada 150-300 dakika orta şiddette veya 75-150 dakika yoğun egzersiz yapılmasını &ouml;neriyor. Bu &ccedil;alışma bize &ouml;nemli bir mesaj veriyor: aynı s&uuml;reyi ayırıyorsanız, o s&uuml;reyi daha yoğun ge&ccedil;irmeniz daha fazla yarar sağlıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:9.0pt"><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US" style="color:#333333">Peki yoğun egzersiz ne demek? Konuşurken nefes nefese kalmanıza yol a&ccedil;an her t&uuml;rl&uuml; aktivite yoğun egzersiz sayılıyor: hızlı koşu, bisiklet yarışı, y&uuml;zme, ip atlama, interval antrenman bunların başında geliyor. Orta şiddetli egzersiz ise konuşabildiğiniz ama şarkı s&ouml;yleyemediğiniz tempodaki y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş, hafif bisiklet veya dans gibi aktiviteleri kapsıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span lang="EN-US" style="color:#333333">Ancak şunu da vurgulamak isterim: hi&ccedil; egzersiz yapmamak yerine orta tempoda d&uuml;zenli hareket etmek bile b&uuml;y&uuml;k bir fark yaratıyor. Bu &ccedil;alışmayı, ya yoğun egzersiz yapacağım ya da hi&ccedil; yapmayacağım&#39; şeklinde yorumlamayın. Hedefiniz &ouml;nce d&uuml;zenlilik, sonra yavaş yavaş yoğunluğu artırmak olsun. Mesela gunde 30 dakika y&uuml;r&uuml;rken bunun bir kısmını artan s&uuml;relerde hızlı y&uuml;r&uuml;meye veya koşmaya ayırın. 30 dakika y&uuml;r&uuml;rken 2-3 dakika koşmakla başlayın. Ama &ouml;ncesinde, egzersiz programınızı başlatmadan mutlaka doktorunuzla konuşun. Dr. Genco Y&uuml;cel b&ouml;yle diyor demeden onun iznini alın.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
					<guid isPermaLink="false">https://www.kalpsagliginiz.com/detail/haftada-3-kez-yuruyus-mu-yoksa-1-kez-kosu-mu-arastirma-cevabi-net-435</guid>
					<media:content url="https://www.kalpsagliginiz.com/upload/55f324e277d6746af65f7aa6000c6750_-_Haftada_3_Kez_Yürüyüş_mü,_Yoksa_1_Kez_Koşu_mu__Araştırma_Cevabı_Net-RESIM_png.png" medium="image"/>
					<language>tr</language>
				</item>
			</channel></rss>