İngiliz Financial Times gazetesinde John Burn-Murdoch ve Oliver Barnes imzalı çıkan bir habere göre,İngiltere’de yayılan yeni dominant virüs Delta olarak adlandırılan Hint virüsü. Bu virüsün toplumda artışı ile beraber geçen sene sonbahardakine benzer bir grafik artış görülüyor.
Okullarda COVİD tehlikesi düşünülenden yüksek olabilir. Çocuklar COVİD yayma konusunda daha riskli olabilirler.
Nazal sprey olarak uygulanacak bir antikor tedavisi, COVİD için önemli koruyucu olabilir.
Güney Afrika’da sağlık çalışanları üzerinde yapılan aşılama çalışmasının raporlarına göre COVİD aşısı sonrası pıhtı olayları çok nadir oluyor.
Ülkemizde yaygın kullanılan iki COVİD aşısından biri ve ilki olan CoronaVac aşısının bazı yeni mutant virüslere karşı etkinliğinin düşük olabileceği bildirildi.
Ekşi tat duyusu kuvvetli olanlarda SARS-CoV-2 virüs enfeksiyonuna karşı doğuştan gelen bağışıklık mevcut. Bunun da COVİD yakalananlarda risk tanımlayıcı bir faktör olabileceği bildirildi.
Maymunlarda yapılan bir çalışmada, verilen tek doz tedavi ile aylarca sürecek kolesterol düşürülmesinin başarıldığı görülmüş. CRISPR teknolojisi kullanılarak yapılan araştırma gen teknolojisinin kalp hastalıklarının tedavisinde başarıyla kullanılabileceğinin bir başka işareti.
COVID-19 nedeniyle okul çağındaki çocukların, yüz yüze eğitim ve okulda ders dışı aktivitelerden geri kalması, onları sosyal, duygusal ve eğitsel olarak kötü etkilemektedir. Bunun önüne geçmek için CDC’ninbildiridiği bir rapordaöğrencilerde yaygın COVİD test uygulaması ile okullarda ders dışı örneğin, spor aktiviteleri ve yüz yüze eğitim büyük oranda başarıyla sürdürülebilmiştir.
Afrika’da COVİD nedeniyle ciddi hastalık geçirenlerde ölüm oranları daha yüksek. Asya, Avrupa, Kuzey Ve Güney Amerika’dan gelen araştırma sonuçlarına göre, daha yüksek olan bu rakamların sebebi daha zayıf kaynaklar, yoğun bakım imkanları, ve daha fazla HIV/AIDS, karaciğer ve böbrek hastalığı olması ile ilgili görünüyor.
Özellikle batılı ülkelerde aşılama kampanyaları hız kazandı. İsrail, İngiltere ve ABD gibi ülkeler nüfuslarının yaklaşık yarısına en az bir doz aşı yaparak, önlemleri gevşetmeye normal hayata geçmeye başladılar.
Şeker hastalarında COVİD hastalığının ağır geçebildiğini biliyoruz. Bunun yanında nadir olarak özellikle genç insanlarda şeker hastalığının ortay çıktığı da bildirilmektedir.
Avrupa’da aşıların kullanımını onaylayan en üst kurum olan EMA (European Medicines Agency) alt komitesi Pfizer/BioNTech aşısı olan Comirnaty’nin Avrupa Birliği sınırlarında kullanılırken aşı merkezlerinde hangi soğuklukta ne kadar süre korunabileceği konusunda değişiklik önerileri getirdi.
SARS-CoV-2 virüsü Hint varyantı B.1.167 hastalık geçirenler veya aşı olanlarda oluşan bağışıklığa karşı daha etkili görünüyor. Yine de, aşılananların kanında oluşan cevap bu virüse karşı etkisi ile yeterli olacak gibi duruyor.
Hamilelerde COVİD aşısı güvenli görünüyor. 14 Aralık 2020- 28 Şubat 2021 arası aşılanan hamilelerin kayıtları üzerinden yapılan değerlendirmede 16-54 yaş arası hamileliğini sonuna kadar devam ettiren 827 hamile değerlendirilmiş.
Gerçek hayat verilerinden bir diğeri de Katar’dan geliyor. Pfizer/BioNTech aşısı bu ülkede de COVİD’e karşı, hatta iki korkulan mutant varyantın geliştirdiği hastalığa karşı da gayet etkili.
Ülke çapında aşılamayı başarıyla sürdüren ülkelerden İsrail’de hastane çalışanları arasında yapılan araştırmada aşı olan ve olmayan arasında büyük fark görüldü.
Soru Sor formunu doldurarak sorununuzu sorun, biz yanıtlayalım…
Muayene olmak istiyorsanız, Muayene Formunu doldurarak bize ulaşabilirsiniz.